İçeriğe atla
Esmâü'l-Hüsnâ

Esmâ 66

الْمَاجِد

Mâcid

MACİD'dir yücedir yüceden yüce,Kimse eş olamaz böyle güce,Bulunmaz elbette onda gece,Kendi kendinde yüce olan MACİD'tir ancak.
Şerh

Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 222 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)

EL-MÂCİD

Kadri, şerefi, şanı, keremi, azameti sonsuz olan Böyle bir varlığı duyduk, bildik, gördük, inandık.

MACİD' dir yücedir yüceden yüce,
Kimse eş olamaz böyle güce,
Bulunmaz elbette onda gece,
Kendi kendinde yüce olan MACİD'tir ancak.
Cilt 1 kitabının tamamını oku
Füsûs ve Mesnevî Işığında

Ahmed Avni Konuk'un Mesnevî-i Şerîf Şerhi, Terzibaba'nın Füsûsu'l-Hikem dersleri ve külliyatı ışığında derlenmiştir.

Mesnevî-i Şerîf'te el-Mâcid

Mâcid ismi Mesnevî şerhinde müstakil bir derste açılmaz; Konuk yalnız sözlük cildinde kısaca tarif eder: "Mâcid: Şan, şeref ve kemâl sâhibi." (Mesnevî-i Şerîf Şerhi, Cilt 13). Asıl açılım, ismin Mecîd ile karşılaştırıldığı Terzibaba bölümündedir.

Füsûsu'l-Hikem'de el-Mâcid

Bu esmâ Füsûs derslerinde müstakil işlenmez.

Terzibaba Külliyatında el-Mâcid

Terzibaba, Mâcid ismini Bürûc Sûresi şerhinde, kardeş ismi Mecîd ile birlikte ele alır; ikisi aynı kökten gelir.

Mâcid, şanı büyük olduğu hâlde lutfu ve ikramı bol olandır. Bürûc şerhi ismi şöyle açar:

"Esmâ-i hüsnâ listesinde yer alan mâcid Allah'a nisbet edildiğinde 'yetkinliğin karşıtı olan her türlü nitelikten münezzeh, lutuf ve ikramı bol' anlamına gelir." (Bürûc Sûresi)

Demek Mâcid'de iki şey bir aradadır: yücelik ve cömertlik. Şanı büyük olan, çoğu zaman uzak ve erişilmez sanılır; oysa bu isim, büyüklüğün lutufla birleştiğini söyler. Kemâli her eksiklikten münezzehtir, ama bu kemâl kuldan ikramını esirgemez — aksine ikramı bol olandır. Aynı şerh, ismin kardeşi Mecîd ile ilişkisini de kurar: "Aynı kökten türeyen mâcid de bu mânaya gelmekle birlikte, sıfat-ı müşebbehe olan mecîdin daha zengin içerikli olduğu kabul edilir." İki isim aynı yücelik-cömertlik manasını taşır; Mecîd onu daha dolu, daha köklü bir kalıpta verir.

Değerlendirme

Mâcid, şanı ve kemâli büyük olduğu hâlde lutfu ve ikramı bol olan isimdir; yücelik ile cömertliği kendinde birler. Mesnevî sözlüğü onu "şan, şeref ve kemâl sâhibi" diye kısaca verir; Terzibaba ise Bürûc şerhinde kardeş ismi Mecîd ile karşılaştırarak açar — ikisi aynı köktendir, Mecîd daha dolu kalıptır. İsmin özü, büyüklüğün uzaklık değil, ikrama açık bir yücelik olduğudur. Bu ismi kardeşi mecid ile çift, cömertlik yönünü kerim ve vehhab ile birlikte okumak gerekir.