İçeriğe atla

el-Kerîm

el-Kerîm (Kerim) (Çok cömert). Üç kaynak Kerîm'i aynı çizgide açar. Mesnevî onu hak edilmeden, karşılık beklenmeden veren cömertlik olarak tarif eder; keremin yalnız çoklukla değil, verilenin şerefiyle (âb-ı hayât, bâkî ameller) ölçüldüğünü, en büyük keremin kusuru bağışlamak olduğunu söyler. Füsûs, her ihs

el-Kerîm — Cömert, Değerli ve İkram Sahibi

Mânâ. el-Kerîm, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "her türlü iyiliğin, cömertliğin ve şerefin kaynağı olan, karşılıksız ve bolca ikram eden" demektir. Kelime, temel olarak cömertlik, değer ve şerefle ilgili tüm övgüye lâyık vasıfları içerir. Allah'a nispet edildiğinde "lutuf ve ihsanda bulunma" anlamı öne çıkar. Ebü’l-Kāsım ez-Zeccâcî, kerîm isminin manasını üç noktada özetler: cömert olan, övgüye lâyık bütün vasıfları kendinde toplayan ve cezayı hak edenleri affedip bağışlayan.

Etimoloji. İsim, Arapça ك-ر-م (k-r-m) kökünden gelen ve "cömert olmak, iyi, ahlâklı, asil ve değerli olmak" anlamlarına sahip kerem (veya kerâmet) mastarına dayanır. Kerîm kelimesi bu kökten türeyen ve "yaratılıştan cömert olan, insanın şerefiyle bağdaşmayan her türlü kusurdan arınmış bulunan" manasında bir sıfattır.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Kerîm. Kerem kavramı, bazı kıraat farklılıkları dikkate alındığında, Kur'an'da yaklaşık on yerde Allah'a nispet edilir. Ancak "el-Kerîm" ismi, diğer bazı isimler gibi Allah'a doğrudan ve tek başına izafe edilmez. Genellikle başka kelimelerle birlikte kullanılır:

  • Kerîm ismi, iki âyette "rab" kelimesiyle bağlantılı olarak geçer.
  • Mü'minûn sûresinin 116. âyetindeki "rabbü’l-arşi’l-kerîm" (O şerefli arşın Rabbi) ifadesinde yer alan kerîm kelimesini, "rab" kelimesinin sıfatı olarak kabul eden kıraate göre bu isim, Kur'an'da üç defa Allah'a nispet edilmiş olur.
  • Bir âyette "en keremli, en cömert" anlamındaki ism-i tafdîl formu olan Ekrem (Alak 96/3) ve iki âyette "ikram sahibi" manasındaki zü'l-ikrâm (Rahmân 55/27, 78) sıfatları Allah için kullanılır.

Ayrıca Kerîm ismi, hem İbn Mâce hem de Tirmizî tarafından rivayet edilen esmâ-i hüsnâ listelerinde yer alır. Hadislerde de çeşitli fiil kalıplarıyla Allah'ın keremi vurgulanır.

Anlamca yakın isimler. Alî, Kuddûs, Hamîd (zâtî isimler olarak); Afüv, Gafûr, Halîm (fiilî isimler olarak).

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. Kerîm ismi, Allah'ın hem zâtî (özüyle ilgili) hem de fiilî (eylemleriyle ilgili) sıfatlarını kapsar. "Her türlü kusurdan münezzeh olup bütün övgü niteliklerine sahip olması" yönüyle zâtî; "lutuf ve ihsanda bulunması, affedip bağışlaması" yönüyle fiilî bir isimdir. Gazzâlî, bu ismin derinliğini şöyle açıklar: Kerîm, gücü yeterken affeden, vaadini mutlaka yerine getiren, lütfunu beklentilerin ötesinde gerçekleştiren, kime ne kadar verdiğinin hesabını tutmayan, kendisine sığınanı asla yüzüstü bırakmayan ve kullarını aracı ve şefaatçilere muhtaç kılmayandır. Bu ismi idrak eden bir mü'min, Allah'ın cömertliğinin ve lütfunun sınırsız olduğunu anlar. Varlık ve imkanların gerçek sahibinin O olduğunu bilir, elindekilerin bir emanet olduğu bilinciyle hareket eder. Sadece O'na yönelir, O'ndan ister ve O'na sığınır.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Kerîm" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.