A'maiyyet hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?
A'maiyyet hâli, tasavvufta Hak'ın lâ-taayyün mertebesi olup, hiçbir nispet, sıfat veya isim kabul etmeyen mutlak gayb hâlidir. Bu hâl, nefs mertebeleri silsilesinde değil, varlık mertebelerinin başlangıcında yer alır ve tüm hakikatlerin özüdür¹. Dolayısıyla, A'maiyyet'e ulaşmak için belirli bir nefs mertebesinin aşılması söz konusu değildir; zira A'maiyyet, nefs mertebelerinden önce gelen, Hak'ın kendi zâtında gizli olduğu bir mertebedir ve nefs mertebeleri sülûkun enfüsî (bireysel) terbiye aşamalarıdır². Nefs mertebeleri, sâlikin beşerî nefsini terbiye ederek mânevî yükselişini ifade ederken, A'maiyyet, varlığın başlangıcı ve Hak'ın mutlak gizlilik hâlidir¹.
Detaylı cevap
A'maiyyet, tasavvufî anlayışta Hak'ın "lâ-taayyün" yani "belirlenmemişlik" mertebesidir; hiçbir sıfat, isim veya vasıf kabul etmez. Bu hâl, "gayb-ı gayb", "sırf zât" veya "zât-ı bahta" olarak da bilinir ve "ahadiyyet" mertebesinden önce gelir. Hadîs-i şerîfteki "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) ifadesi, bu mertebenin temel dayanağıdır. A'maiyyet, varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür; aklın idrak sınırlarının tamamen ötesinde, Zât'ın tecellilerinden önceki mutlak gizlilik hâlini ifade eder¹.
Nefs mertebeleri ise, sâlikin beşerî nefsini terbiye ederek mânevî yükselişini ifade eden yedi aşamadan oluşur: Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve Sâfiye/Kâmile. Bu mertebeler, sülûk yolunda sâlikin "emmâre nefs"ten başlayarak bireysel beşerî nefsini terbiye etme ve enfüsî olarak kendini tanıma hâlleridir². Örneğin, Nefs-i Emmâre kötülüğü emreden, insanı günahlara sürükleyen en alt mertebedir (Nefs-i Emmare). Nefs-i Mutmainne ise kalbin sâkinleştiği, Hak'la huzura erdiği dördüncü basamaktır.
A'maiyyet, "Hazerât-ı Hamse" tasnifinde ilk sırada yer alan "Lâ-taayyün" mertebesidir ve "mertebe" bile sayılmaz; çünkü mertebe nispet kabul ederken, A'maiyyet hiçbir nispet kabul etmez. Bu durum, A'maiyyet'in nefs mertebelerinden farklı bir mertebede olduğunu gösterir. Nefs mertebeleri, sâlikin kendi varlığındaki beşerî yönüyle ilgiliyken, A'maiyyet, Hak'ın mutlak zâtıyla ilgili bir hâldir. Dolayısıyla, A'maiyyet'e ulaşmak için nefs mertebelerini aşmak gibi bir durum söz konusu değildir; zira A'maiyyet, nefs mertebelerinin ötesinde, varlığın ve tecellilerin başlangıcıdır³.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Secde Sûresi · s.39“A’mâiyyet : Varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin özüdür. Sırf Zat’tan ibaret olan bu mertebe, hiçbir şekilde tanımlanamaz ve Hakk'a ya da halka ”Oku
- 2Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.26“.” Bilindiği gibi “nefs” ismi verilen “Rabb’âni letafet” in (7) mertebesi vardır. ... Ve yine “nefs” isminin “İlâh-i letafet” olarak’ta mertebeleri vardır, bunl”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.52“Â'maiyyet mertebesinden Ahadiyyet mertebesine, Ahadiyyet mertebesinden Vahidiyyet mertebesine, orada Ulûhiyyet ve Rahmâniyyet, yani sıfâtı subûtiyye ve zâti sıf”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.