İçeriğe atla

Mîzân nasıl gerçekleşir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey2 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Mîzân, tasavvufta hem âhirette amellerin tartıldığı ilâhî terazi, hem de sâlikin kalbinde Hak ile halk arasındaki dengeyi kurma idrâki olarak tezâhür eder. Bu denge, peygamberlerin ve onların vârisleri olan evliyaların ilâhî bir mîzân (terazi) olmasıyla¹ ve kâinatın bizzat bir denge üzerinde kurulu olmasıyla (Rahmân 7-9) gerçekleşir. Şeriat hükümlerine uygun yaşamak, ruhun ve nefsin haklarını vermek suretiyle itidal dairesinde hareket etmek, bu dünyada mîzânın gerçekleşme yollarındandır². Mîzân, aynı zamanda belâ ve mihnetlerin şeci' olanları korkaklardan ayırdığı bir mihenk taşı olarak da işlev görür³.

Detaylı cevap

Mîzânın gerçekleşmesi tasavvufta çeşitli vechelerle açıklanır. Öncelikle, akâidî mertebede, kıyâmet günü her insanın amellerinin tartılacağı ilâhî terazi olarak gerçekleşir⁴. Bu, hasenât ile seyyiâtın muvâzenesidir ve Enbiyâ Sûresi'nin 47. ayetine dayanır.

İkinci olarak, ahlâkî bir mîzân olarak, sâlikin kendi nefsini muhâsebeye çekmesiyle gerçekleşir. Haşr Sûresi'nin 18. ayetinde belirtildiği gibi, her nefsin yarın için ne hazırladığına bakması, bu muhâsebe pratiğinin temelidir.

Üçüncü olarak, vücudî mîzân, kâinatın bizzat bir denge üzerinde kurulu olmasıyla gerçekleşir. Rahmân Sûresi'nin 7-9. ayetleri, göğün yükseltildiğini ve mîzânın konulduğunu, mîzânda taşkınlık edilmemesi gerektiğini beyan eder. Bu, Hak'ın 'el-Adl' isminin tecellîsiyle her zerrenin yerli yerinde durmasıdır; mîzân vücudun kendisidir. Cennet ve cehennem de şeriat mertebesinde yaşayanlar için bir mîzândır⁵·⁶.

Dördüncü olarak, mârifet mîzânı, sâlikin kalbinin Hak'la perdesizleştiğinde, her hâlin ve her zuhûrun Hak'ın bir 'tartı' tecellîsi olduğunu görmesiyle gerçekleşir. Bu bağlamda, peygamberler ve onların vârisleri olan evliyalar, cihanda ilâhî bir mîzân olmuş olurlar¹. İnsân-ı kâmil, ilâhî ahlâk ile ahlâklanarak kullar arasında ilâhî bir mîzân olur ve adâlet ile istikâmet yolunda uyulan bir rehberdir⁷·⁸.

Ayrıca, belâ ve mihnetler de birer mihek ve mîzân olarak Hak Teâlâ tarafından vaz' buyrulmuştur; bunlar cesur olanları korkaklardan ayırır ve Hakk-ı Mutlak muvâcehesinde şekâvet ve saâdet hakkında kesin delil oluşturur³. Şehadet âleminde mîzân, şeriat hükmüdür. Şeriat hükmü dairesinde muamele etmek, ruhun ve nefsin hakkını vermek, aşırılık ve eksiklikten kurtulup itidal dairesinde hareket etmekle mîzân gerçekleşir. Mîzânın dili, orta yol ve itidaldir; terazinin dili ortada durunca denge sağlanır². Adalet, bütün eşyaya yayılmıştır².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.245Fiili saadet ve şekavet ise ancak peygamberlerin (a.s.) davetleriyle gerçekleşir. Bu sebeple peygamberler ve onların varisleri olan evliyalar, dünyada ilahi birOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1520Yüce Allah mizana delil verdi; uyanık ol, “Kur'an'dan Rahman Suresi'ni oku!” “Göğü yükseltti ve ölçüde tecavüz etmesinler diye mizanı koydu; ve tartıyı adaletleOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1129Ya'ni, “Mâdemki bu âlem-i süret ve kesâfetde belâ ve mihnet ve can korkusu mihek ve mizân olarak Hak Teâlâ tarafından vaz' buyuruldu. İşte bu mihek ve mizândan Oku
  4. 4Mîzân
  5. 5Mutaffifîn Sûresi · s.19Allah-u Teâlâ mizanı koydu: Cennet ve cehennem de bir mizandır. Bu ayet-i kerime şeriat mertebesinde yaşayanlara bir davettir.Oku
  6. 6Er-Rahmân · s.26Allah-u Teala mizanı koydu: Cennet ve cehennem de bir mizandır. Bu ayet-i kerime şeriat mertebesinde yaşayanlara bir davettir. Haksızlık ve taşkınlık edip “bütüOku
  7. 7Ahzâb Sûresi · s.153Sen ahlâk-ı ilâhiyye ile mütehallık olup, kullar arasında bir mîzân-ı ilâhî olmuş bir insân-ı kâmilsin. Belki her mîzân-ı ilâhî olan insân-ı kâmilin, tarîk-ı adOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.1657Sen ilâhî ahlâk ile ahlâklanmış olup, kullar arasında ilâhî bir mîzân olmuş bir insân-ı kâmilsin. Belki ilâhî mîzân olan her insân-ı kâmilin adâlet ve istikâmetOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.