İçeriğe atla

Murâkabe hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Murâkabe hâline ulaşmak için belirli bir nefs mertebesinin aşılması şart değildir; zira murâkabe, sülûkun farklı aşamalarında farklı şekillerde tezahür eden ve sâlikin sürekli bir şuur hâlinde olmasını gerektiren bir hâldir. Nefs-i Emmâre mertebesinden itibaren zikirle nefsânî arzuların izalesi murâkabe hâline zemin hazırlarken¹, Levvâme mertebesinde tevbe ve mücâhede ile vicdanın uyanıklığı murâkabe ile desteklenir. Özellikle Mülhime mertebesinde iç sesin netleşmesi ve Hakk'tan gelen ilhamlara duyarlılık, murâkabenin derinleştiği bir aşamayı ifade eder. Mutmainne mertebesinde ise kalbin sâkinleşmesi ve Hakk ile huzura erme hâli, murâkabenin en üst düzeyde yaşandığı bir kemâl noktasıdır. Dolayısıyla murâkabe, sâlikin nefsini gafletten kurtarıp mârifet nuruna ulaştırma çabasının her aşamasında mevcut olan bir hâldir².

Detaylı cevap

Murâkabe, tasavvufî sülûkun temel unsurlarından biri olup, sâlikin her an Allah ile birlikte olduğunun şuurunda olması, niyetlerinin dahi sorumluluğunu taşıması ve sürekli bir tefekkür hâlinde bulunmasıdır³·². Bu hâl, nefs mertebelerinin aşılmasıyla birlikte derinleşir ve farklı tezahürler gösterir.

Nefs-i Emmâre mertebesinde, sâlikin zikirle nefsânî arzularını izale etme çabası, murâkabe hâline bir başlangıç teşkil eder. Bu mertebede, kötülüğü emreden nefs (Nefs-i Emmare), zikir ve mürşid-i kâmile teslimiyetle aşılmaya çalışılır¹.

Nefs-i Levvâme mertebesinde, sâlikin kendini kınaması, tevbe, mücâhede ve riyâzat ile nefsânî dürtülerle mücadele etmesi, murâkabenin daha şuurlu bir şekilde yaşanmasına olanak tanır. Bu aşamada vicdan uyanıktır ve sâlik kötülüklerinden dolayı kendini levmeder.

Nefs-i Mülhime mertebesi, murâkabenin kritik bir geçiş noktasıdır. Sâlik bu mertebede iyi ile kötüyü kalbinden ilham yoluyla bilir; vicdanının sesi netleşir ve Hakk'tan kalbe mesajlar inmeye başlar. Bu durum, sâlikin hayatın işaretlerine duyarlı olması ve rüyalarında mânâ görmesiyle pekişir, murâkabenin derinleştiğini gösterir.

Nefs-i Mutmainne mertebesinde ise murâkabe, kalbî sükûn ve Hakk ile huzura erme hâliyle kemâle erer. Sâlik bu mertebede dünya olayları karşısında panik yapmaz, ibadetlerden zevk alır ve Hakk sevgisi vazgeçilmez bir hâle gelir. Bu, murâkabenin en yüksek düzeyde yaşandığı, sâlikin artık geri dönüşsüz bir şekilde Hakk ile birlikte olduğu bir hâldir.

Murâkabe, ârifin kesrette vahdeti müşahede etmesiyle⁴ ve zât mertebesi imanı olan "hakk-el yakıyn" hâline ulaşmasıyla⁵ en üst seviyeye çıkar. Dolayısıyla murâkabe, sülûkun her aşamasında var olan ve sâlikin nefsini tezkiye etme çabasıyla birlikte gelişen bir hâldir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.109Madde-Maden mertebesi sıfât/fenâfillah mertebesi ve bu hâl yaşatışıdır. Bu hâle ulaşmak yapılan zikir ile vücutta oluşan nefsi emmare gruzu gazlarının izale ediOku
  2. 2Sâd Sûresi · s.11Dolayısıyla sâlike gereken bu hakikati daima gönlünde diri tutması, nefsini gaflet ve inkârın karanlığından kurtarıp mârifetin nuruna ulaştırmasıdır. Zira nefisOku
  3. 3Ra'd Sûresi · s.329Nefs kesb eder (يَكْسِبُ) ; yani yönelir, tercih eder, bir şeye meyleder. Bu yöneliş bazen zahirde görünür, bazen bâtında gizli kalır. Fakat Allah’ın ilmi hem zOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.966Ve "süfi"den maksat, marifet talep eden Hakk Yolcusu'dur ki, kesretten (çokluktan) sakınarak başını yakasının içine çekip, dizinin başında vahdete (birliğe) yönOku
  5. 5Vahiy ve Cebrâîl · s.14Buraya ulaşmak, daha evvelce belirtilen mertebeler-den geçip yükselmekle olur. Bu yaşantı “hakk-el yakıyn” hali ile “zât mertebesi” imânı, diğer ifadeyle “ikan Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.