En'âm Sûresi'nin tasavvufî okumasında esas alınan Fass hangisidir?
En'âm Sûresi'nin tasavvufî okumasında, özellikle "Kulillâhi sümme zerhüm" (Allah de, gerisini bırak) ifadesiyle tevhidin özü ve fenâfillah makamının sırrına işaret eden kısım, Fusûsu'l-Hikem'deki Ya'kûbî Fassı'nı esas alır. Bu Fass, Allah'ın emirlerini "emr-i irâdî" (Allah'ın iradesine bağlı emir) ve "emr-i teklifî" (şeriat hükümleri) olarak ikiye ayırır ve kulun ezelî özünün (ayn-ı sâbite) Hak'tan talep ettiği şeyin hidâyet veya dalâlet olabileceğini açıklar¹. Bu bağlamda, En'âm Sûresi'nin 149. ayetinde geçen "Allah için tam ve kesin delil sabittir" ifadesi, ruhların cismaniyet talep ettiği vakit, her birinin ezeldeki taleplerinin türü ve mahiyetinin sabitliğini vurgular.
Detaylı cevap
En'âm Sûresi'nin tasavvufî okumasında, özellikle "Kulillâhi sümme zerhüm" ifadesi, sâlike tevhidin özünü ve fenâfillah makamının sırrını idrak etme yolunu gösterir². Bu ifade, "Allah de, gerisini bırak" anlamıyla, sâlikin tüm varlığını Hakk'a teslim etmesini ve O'ndan gayrı her şeyi terk etmesini öğütler. Bu teslimiyet ve terk ediş hali, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserindeki Ya'kûbî Fassı'nda açıklanan "emr-i irâdî" ve "emr-i teklifî" kavramlarıyla derinlemesine ilişkilidir¹.
"Emr-i irâdî", kulun değişmez ezelî özünün (ayn-ı sâbite) Hak'tan talep ettiği şeydir; bu talep ya hidâyet ya da dalâlet şeklinde tezahür eder. Bu, Allah'ın iradesine bağlı olan ve öncesiz bir talebi ifade eden ilahî bir emirdir¹. "Emr-i teklifî" ise şeriat hükümlerini kapsar ve peygamberler vasıtasıyla tebliğ edilen doğru yolu gösteren ilahî buyruklardır¹.
En'âm Sûresi'nin 149. ayetinde geçen "Allah için tam ve kesin delil sabittir" ifadesi, ruhların bu suret âleminde cismaniyet talep ettikleri vakit, her birinin ezeldeki taleplerinin türü ve mahiyetinin sabitliğini vurgular. Bu durum, "emr-i irâdî"nin bir yansıması olarak, her ruhun kendi ezelî istidadına göre bir yöneliş içinde olduğunu gösterir. Bu bağlamda, "Kulillâhi sümme zerhüm" emri, sâlikin kendi ayn-ı sâbitesinin taleplerini aşarak, mutlak tevhidin ve fenâfillah makamının idrakine ulaşmasını hedefler. Bu tasavvufî okuma, Necdet Ardıç ve Şerif Kır gibi müelliflerin eserlerinde de işlenen irfan geleneğinin önemli bir parçasıdır³.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1C.12 · s.1927
- 2Kulillâhi Sümme Zerhüm
- 3Necdet Ardıç, Şerif Kır
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.