İçeriğe atla

Fakr kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi6 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Fakr kavramı, Fusûsu'l-Hikem'de doğrudan belirli bir Fass ile ilişkilendirilmemekle birlikte, özellikle İsmail Fassı'nda ele alınan "Hikmet-i Aliyye" ve "Rabb-ı hâs" gibi konularla ilişkilendirilebilir. Zira fakr, sâlikin Hak karşısında mutlak ihtiyaç sahibi olduğunu idrâk etmesi ve kalbinin Hak'tan başkasına muhtaç olmaması hâli olup, bu hâl nefsaniyetten soyunma ve Hak ile bâkî olma mertebesi olarak fenâ fillâh ile de sıkı bir ilişki içindedir. "Fakr tamam olunca o Allah'tır" hadisi, fakrın fenâ fillâh'ın bir başka adı olduğunu ve sâlikin kendi vücud iddiâsından fakîr olmasıyla Hak'ta fânî olmasını ifade eder¹.

Detaylı cevap

Fakr, tasavvufta sâlikin Hak karşısında mutlak ihtiyaç sahibi olduğunu idrâk etmesi ve kalbinin Hak'tan başkasına muhtaç olmaması hâlidir. Bu durum, malın azlığı değil, nefsaniyetten soyunma ve nefsinden fakir olma anlamındadır¹·². "Fakr tamam olunca o Allah'tır" hadisi, fakrın kemâl noktasında fenâ fillâh ile özdeşleştiğini gösterir; yani sâlik kendi vücud iddiâsından fakîr olduğunda, geriye sadece Hak kalır³·⁴. Bu hâl, sâlikin kendi nefsinden fani olup Hak ile bâkî olmasıdır².

Fusûsu'l-Hikem'de her Fass bir peygambere ait bir hikmeti taşır. İsmail Fassı, "Hikmet-i Aliyye"yi temsil eder ve saîd olmanın sırrı, Rabb-ı hâs, mârifet-i Rabbâniyye, teslim ve rıza ekseninde ele alınır (İsmail Fassı). Fakrın özünde yatan Hak'ka mutlak teslimiyet ve O'na olan ihtiyaç bilinci, İsmail Fassı'nda işlenen bu konularla örtüşür. Zira fakr, sâlikin kendi varlığını Hakk'ın varlığında fânî kılması ve bu fakr ile iftihar etmesidir⁵. Bu durum, sâlikin kendi nefsine, benliğine ait bir şey bulamaması ve kendisini mutlak surette Hakk'a muhtaç bilmesiyle gerçekleşir⁶·⁷. Dolayısıyla, fakrın derin anlamı, İsmail Fassı'nda vurgulanan Rabb-ı hâs'a yöneliş ve mârifet-i Rabbâniyye ile birleşir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.48Fakr öyle büyük bir mertebedir ki iki âleminde üzerine çıkarak a’mâiyyet mertebesine geçmektedir yâni kimlikler ortadan kalkmakta hakîkatlerine dönüşmektedir. BOku
  2. 2Kelime-i İbrâhîmiyye · s.184Açıklama: "Fakr"dan kastedilen "sûrî fakr" (zahiri yoksulluk), yani bütün malını mülkünü terk edip bir lokma ekmeğe muhtaç olacak bir hale gelmek değildir. AksiOku
  3. 3K1-129
  4. 4Risâle-i Gavsiyye · s.6Efendimiz (s.a.v) “Fakr tamam olunca o Hakk’tır” ve “Fakr ile iftihar ederim” buyurmuştur. Zâhiren maddi fakirlik olarak anlaşılan bu ifâdeler aslında kişinin nOku
  5. 5Muhammed Sûresi · s.196Fahra mensubun fakrına fenâ, zînet oldu; o, şem'in dili gibi sâyesiz oldu. Bu beyt-i şerîfde “Fakr benim fahrimdir” hadîs-i şerifine işâret buyrulur. Ya’ni zâttOku
  6. 6Haşr Sûresi · s.25Bir hadisi şerifte belirtildiği üzere “Fakr tamam olunca o Allah’tır” buyurulmuştur. Fakr nefsâniyetinden sonuna kadar soyunmuş olup nefsinden fakr olan demektiOku
  7. 7Haşr Sûresi · s.31Fakr ile ilgili çeşitli tasnifler yapılmıştır. Bu tasniflerden birisi şöyledir: Fakr iki türlüdür. Fakr-ı sûri; Kişinin malı ve mülkünün olmaması, fakr-ı maneviOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.