Sekr kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?
Sekr, tasavvufta sâlikin ilâhî tecellînin şiddetiyle kendinden geçmesi, aklının Hak ile mest olması ve kontrolünü kaybetmesi hâlidir. Bu durum, Hz. Yûsuf'un cemâlini gören kadınların ellerini farkına varmadan kesmeleri (Yûsuf 31) gibi örneklerle açıklanır ve sâlikin Hak'ın cemâlinde aynı şekilde sekr etmesi olarak yorumlanır. Fusûsu'l-Hikem'de ise Sekr kavramı, Yûsufiyye Fassı'nın 'cemâliyye' bahsi ile ilişkilendirilir. Bu, manevi cezbe ile oluşan bir hâl olup, ilim ile Allah'ın kulunu kendine çekmesi olarak da ifade edilir¹·².
Detaylı cevap
Sekr, lugatta 'sarhoşluk, mest olma' anlamına gelirken, tasavvufta sâlikin fenâ hâlinde aklının Hak ile mest olması ve kontrolünü kaybetmesi durumunu ifade eder. Bu manevi sarhoşluk, ilâhî tecellînin şiddetinden kaynaklanır³. Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. Yûsuf kıssasında kadınların Yûsuf'un cemâlini görünce hayran kalıp ellerini kesmeleri (Yûsuf 31) sekrin asıl mesnedi olarak görülür; zira kadınlar Yûsuf'un cemâlinde sekr ettikleri için ellerini farkına varmadan kesmişlerdir. Tasavvufta sâlik de Hak'ın cemâlinde benzer bir şekilde sekr eder. Bu hâl, Bâyezîd-i Bistâmî'nin 'Sübhânî' sözü gibi zâhirî tezat ifadelerle kendini gösterebilir. Fusûsu'l-Hikem'de Sekr kavramı, özellikle Yûsufiyye Fassı'nın 'cemâliyye' bahsi ile ilişkilendirilir. Bu fass, Hz. Yûsuf'un cemâli üzerinden ilâhî güzelliğin tecellîlerini ve bunun sâlik üzerindeki etkilerini ele alır. Sekr, manevi cezbe ile oluşan bir hâldir ve 'Salik-i Meczub' ile 'Meczub-u Salik' olmak üzere iki sınıf sâlikten bahsedilir; kimisi sülûktan sonra cezb edilirken, kimisinin cezb edilmesi sülûkundan öncedir¹·²·⁴·⁵. Bu cezbe hâli, zahiri meczupluktan, yani garip konuşmak veya zikir meclislerinde bağırıp çağırmaktan ziyade, ilim ile Allah'ın kulunu kendine çekme hâlidir¹·². Sekr hâlindeki sâlik, âlemi et ve yağ tabakası gözüyle değil, 'Ak-dide' ile, yani Uluhiyet gözü veya İnsân-ı Kâmil'in gözüyle görür⁶·⁷. Bu hâlden çıkan kişinin hâline ise sahv denir ki bu da uyanıklık ve şuur hâlidir⁶·⁷. Sekr, ilâhî muhabbetin (HUB) ve aşkın hükmüne ulaşmış bir ilâhî sarhoşluktur⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir, s. 36“Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile oluşan haldir. Bunun için “Salik-i Meczub” ve “Meczub-u Salik” olmak üzere iki sınıf salik vardır. Kimisi seyr-i sülûk t”Oku
- 2Kâf Sûresi, s. 104“. ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile oluşan haldir. Bunun için “Salik-i Meczub” ve “Meczub-u Salik” olmak üzere iki sınıf salik vardır.”Oku
- 3Sekr
- 4Nahl Sûresi, s. 118“. ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile oluşan haldir. Bunun için “Salik-i Meczub” ve “Meczub-u Salik” olmak üzere iki sınıf salik vardır.”Oku
- 5Kamer Sûresi, s. 130“. ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile oluşan haldir. Bunun için “Salik-i Meczub” ve “Meczub-u Salik” olmak üzere iki sınıf salik vardır.”Oku
- 6Kamer Sûresi, s. 131“------------------- İşte manevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekerci Dede” nin verdiği şekerler ile artık. Âlemi et, yağ tabakası g”Oku
- 7Kâf Sûresi, s. 105“------------------- İşte manevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekerci Dede” nin verdiği şekerler ile artık. Âlemi et, yağ tabakası g”Oku
- 8Fecr Sûresi, s. 56“Âyetinde belirtilen HUB yani muhabbet, (SEKR,) yani İlâhi serhoşluk AŞK hükmüne ulaşmıştır.”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.