İçeriğe atla

Hakîkat-i Muhammediyye nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme11 kaynak
Kısa cevap

Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf mâverâsının en derin ve en yüksek kavramlarından biri olup, Hz. Muhammed'in hem tarihsel beşerî yönünü hem de kâinatın halk edilme sebebi olan ilahî hakikatini ifade eder¹. Bu hakikat, Hak'ın ilk taayyünü, akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam olarak kabul edilir. "Gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim, bilinmek için halkı halk ettim" kutsi hadisi, Hakîkat-i Muhammediyye'nin temel dayanağıdır. Âdem (a.s.) bedenen Hz. Muhammed'den önce dünyaya gelmiş olsa da, Hakîkat-i Muhammediyye'nin Âdem'in varlığında mevcut olduğu ve tüm âlemleri halk ettiği belirtilir²·³. Bu hakikat, bütün âlemleri ve mertebeleri kuşatan küllî bir varlıktır⁴·⁵.

Detaylı cevap

Hakîkat-i Muhammediyye, Hz. Muhammed'in fizikî doğumundan önce var olan manevî hakikatini anlatır. Bu kavramın kökü, "Allah'ın halk ettiği ilk şey benim nûrumdur" hadisine dayanır ve Hakîkat-i Muhammediyye'nin kâinattan önce var olduğunu gösterir. Tasavvufta bu hakikatin tedricî tezahürü üç kademede incelenir: İlk olarak Nûr-ı Muhammedî olarak Hak'ın ahadiyyetten sonraki ilk taayyünüdür⁶. İkinci olarak, kâinatın halk edilmesine başkanlık eden ilahî akıl olan Akl-ı Evvel / Rûh-ı A'zam mertebesidir. Üçüncü olarak ise, bu hakikatin Hz. Muhammed'in tarihsel şahsında vücud-ı haricîye gelmesi, yani Hakîkat-i Muhammediyye-i Hâriciyye'dir. Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf vücud bahsinin anahtar mertebelerinden olan ahadiyyet ile de ilişkilidir. Kelime-i Tevhîd'deki "elif" on iki mertebesiyle ahadiyyeti, en üstteki on üçüncü batın mertebesiyle ise Hakîkat-i Muhammediyye'yi ifade eder⁷. Bu hakikat, bütün âlemlerde yaygın ve geçerli olan, yani bütün varlıkta mevcut olan hakikati anlatır⁸. Bir kimsede Hakîkat-i Muhammediyye doğduğunda, gönül Kâbe'sini dolduran nefs-i emmâre putları yere kapanır ve bu putlardan kurtulmak ancak Hakîkat-i Muhammediyye'nin muhabbetiyle mümkündür⁹·¹⁰. Hakîkat-i Muhammediyye, Hakîkat-i İlâhiyye'nin yansımasıyla gönül göğüne doğan bir ay gibi düşünülebilir ve Hakîkat-i İlâhiyye ile Hakîkat-i Muhammediyye'nin toplamı İnsân-ı Kâmil'i oluşturur¹¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.254Bir kimsede hakîkat-i Muhammediyye doğduğunda, “Gönül Kâbe” sini dolduran putlar yere kapanıp secde ederler. Bu putlar, “Nefs-i emmâre” putlarıdır yani her türlOku
  2. 2İnsan Sûresi · s.5(Mîm) () hakîkati Muhammedîyye’dir. Âdem (a.s) beden olarak Efendimiz (s.a.v) den önce dünyâya gelmiş olmasına rağmen varlığında hakîkati Muhammedîyye mevcût idOku
  3. 3İnşikâk Sûresi · s.39(Mîm) hakîkati Muhammedîyye’dir. Âdem (a.s) beden olarak Efendimiz (s.a.v) den önce dünyâya gelmiş olmasına rağmen varlığında hakîkati Muhammedîyye mevcût idi. Oku
  4. 4Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.73Hakikat-i Muhammediyye ki o şey küldür, kül olan bir şeydir. Yani bütün cümle şey’iyyet’leri bünyesinde toplayan küll olan bir şey’dir. İşte bunun ifadesi de feOku
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.662Bu da zaten "Hakikat-i Muhammediyye"nin (Hz. Muhammed'in hakikati) ve "Hakikat-i İlâhiyye"nin (İlahi Hakikat) bütün âlemleri ve bütün mertebeleri kuşattığının bOku
  6. 6-3
  7. 7Kelime-i Tevhîd · s.291Şöyleki, baştaki (  ) “elif” 12 mertebesiyle “Ahadiyyet”i, en üstteki 13. batın mertebesiyle “Hakikati Muhammediyye”yi &10024; Şöyle ki, baştaki () “elif” on Oku
  8. 8Kelime-i Tevhîd · s.266"Muhammedü'l-Emîn" insanlığın hakikatini, "Hazreti Muhammed" peygamberlerin hakikatini, "Hakikat-i Muhammediyye" ise, bütün âlemlerde yaygın ve geçerli olan, yaOku
  9. 9DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.254Bir kimsede hakîkat-i Muhammediyye doğduğunda, “Gönül Kâbe” sini dolduran putlar yere kapanıp secde ederler. Bu putlar, “Nefs-i emmâre” putlarıdır yani her türlOku
  10. 10Aşk ve İrfân Yolunda · s.254Bir kimsede hakîkat-i Muhammediyye doğduğunda, “Gönül Kâbe” sini dolduran putlar yere kapanıp secde ederler. Bu putlar, “Nefs-i emmâre” putlarıdır yani her türlOku
  11. 11Bendeki Terzi Babam (Cilt 2) · s.133Gökte ki Ay “Hakîkat-i Muhammediyyenin” gönül göğüne doğduğu ve yansıdığı olarak düşünülebilir. Havanın ışıması; Fenâfillâh’tan, Bekābillâh’a geçiş olarak düşünOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.