İçeriğe atla

Kelime-i Tevhîd'in Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Tevhîd'in Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı, "ahadiyyet-i rubûbiyyet" yani Rablık birliğidir. Şeyh-i Ekber'in (İbn Arabî) Fusûs'ül-Hikem'deki Hûdiyye Fassı, daha önceki Yûsuf Fassı'nda ele alınan "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"den (ilâhî isimler birliği) sonra, Rablık birliğini açıklamak üzere bu fassa dayanır¹. Bu mertebe, Hak'ın sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, sırf 'tek' olma kademesi olan ahadiyyetin bir veçhesidir. Kelime-i Tevhîd'in kendisi de "Mertebe-i Ahadiyyet"ten ilan edilmekte olup, ahadiyyet bâtın, ulûhiyyet ise zâhir olmuştur².

Detaylı cevap

Kelime-i Tevhîd, tasavvufta sâlikin bütün zikirlerinin temeli ve Hak'a teveccühün asıl ifadesidir. Bu kelimenin Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı, Şeyh-i Ekber'in "ahadiyyet-i rubûbiyyet" olarak adlandırdığı Rablık birliğidir¹. Ahadiyyet, Hak'ın lâ-taayyün'den sonraki ilk taayyünü olup, sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, sırf 'tek' olma kademesidir. Hûdiyye Fassı, bu ahadiyyet mertebesinin Rablık veçhesini ele alır.

Şeyh-i Ekber, Yûsuf Fassı'nda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliği) zikrettikten sonra, Hûdiyye Fassı'nda "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i (Rablık birliğini) açıklar³. Bu, ahadiyyetin farklı veçhelerinin tasavvufî idrâkini gösterir. Kelime-i Tevhîd'in kendisi de "Mertebe-i Ahadiyyet"ten ilan edilmektedir; bu durumda ahadiyyet bâtın, ulûhiyyet ise zâhir olmuştur². Kelime-i Tevhîd'in oluşumundaki "Allah" lafzının kaynağı, ahadiyyetin "Mutlak Hüviyet"i olan "hu"dur⁴. Bu durum, Kelime-i Tevhîd'in Hak'ın mutlak birliğine ve O'nun Rablık sıfatına olan derin bağlılığını ortaya koyar. Kelime-i Tevhîd'in iniş ve yükseliş safhaları, sâlikin "hu"ya ulaşımını ve Hakikat-i Muhammediyye'nin bu kelime üzerinden açıklanmasını içerir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye · s.10Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  2. 2Kelime-i Tevhîd · s.26Kelime-i Tevhid'in (لا إله إلا الله) "lâ ilâhe illâ allah" Yukarıdan aşağıya ise, “Mertebe-i Ahadiyyet”ten ilan edilmektedir. Böylece Ahadiyyet batın, UluhiyyetOku
  3. 3Kelime-i Hûdiyye · s.9Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  4. 4Kelime-i Tevhîd · s.239Buradaki "Allah" (celle celâluhu) lafzı, Kelime-i Tevhid'in oluşumundaki "Allah" lafzının aynısı ve kaynağı olan "hu" Ahadiyyet'in, "Mutlak Hüviyet"idir. Mi'racOku
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.393"Kelime-i Tevhid'in risâlet dilinden açıklanıp, ilân edilip ve şerh edildiği yer; Kâbe'den sonra ibadet hususunda en yüce yerdir. 10. Hâlen hutbelerin okunduğu Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.