İçeriğe atla

Necm 8-9 ayeti Terzibaba çizgisinde nasıl şerh edilir?

Ayet-TasavvufOrta düzey4 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Necm Sûresi'nin 8. ve 9. ayetleri olan "Sümme denâ fe tedellâ. Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ" (Sonra yaklaştı da sarktı. İki yay arası kadar, yahut daha az oldu) ifadeleri, Terzibaba çizgisinde Hz. Peygamber'in Mi'rac'da ulaştığı en yüksek kurbiyet (yakınlık) mertebesini ifade eder. Bu mertebe, tasavvufun en yüksek vuslat makamı olarak kabul edilir ve Hak ile kul arasındaki mesafesizliği, yani "mesâfesizliğin mesâfesi"ni dile getirir. Terzibaba'nın doğum tarihi olan 1938'de "93" sayısının Necm Sûresi'ne işaret etmesi ve tasavvuf çalışmalarına başladığı 1953 yılının da 19 ve 53 sayılarının varlığını ortaya koyması, bu ayetlerin Terzibaba irfanında özel bir yere sahip olduğunu gösterir¹·². Bu ayetler, aynı zamanda "İnsân-ı Kâmil"in rumuzu ve "besmele"nin hakikatiyle ilişkilendirilir³.

Detaylı cevap

Kâb-ı Kavseyn, Necm Sûresi'nin 9. ayetinde geçen "iki yay arası kadar veya daha yakın oldu" ifadesiyle Hz. Peygamber'in Mi'rac'da Hak'a en yakın olduğu mertebeyi tanımlar. Bu, tasavvufun zirve mertebesi olup, sâlikler için bir idealdir. Terzibaba çizgisinde bu ayetlerin şerhi, sadece Hz. Peygamber'in mânevî yükselişini değil, aynı zamanda bu mertebenin küllî ve kişisel anlamlarını da içerir. Terzibaba'nın doğum tarihi olan 1938'de "93" sayısının Necm Sûresi'ne işaret etmesi, bu sûrenin Terzibaba'nın irfan yolculuğundaki önemini vurgular¹·². Ayrıca, Terzibaba'nın tasavvuf çalışmalarına başladığı 1953 yılının da 19 ve 53 sayılarının varlığını açıkça ortaya koyması, Necm Sûresi'nin 53. sûre olmasıyla anlamlı bir bağlantı kurar¹·². Bu durum, Necm Sûresi'nin Terzibaba'nın hayatında ve öğretisinde özel bir hikmet taşıdığını gösterir. "İki yay"ın sırrı, klasik tasavvufî yorumda vücud-ı vâcib (Hak'ın zorunlu vücudu) ile vücud-ı mümkin (halk edilmiş vücud) arasındaki kavşak nokta olarak açıklanır; bu nokta Hz. Peygamber'in mertebesidir. "Ev ednâ" (veya daha yakın) ifadesi ise, Hak ile Hz. Peygamber arasında mesafenin olmadığını, yani "mesâfesizliğin mesâfesi"ni beyan eder. Bu ayetler, Terzibaba çizgisinde "İnsân-ı Kâmil"in rumuzu ve "besmele"nin hakikatiyle de ilişkilendirilir³. Hz. Peygamber'in bu mertebede "gözü kaymadı, görmediği şeyi nakl etmedi" (Necm 11) ifadesi, gerçek ve doğrudan müşâhedeyi, yani Hak ile perdesiz bir yakınlığı işaret eder. Bu, sâlikin de kendi nefsinden soyutlanarak Hak'ın tecellîlerine mahal olması ve nihayetinde halîfe ile müstahlif arasında perdesizliğe ulaşması idealini temsil eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Terzi Baba (Cilt 1) · s.144ki bu “İnsân-ı Kâmil” in rumûzu ve “besmele” nin hakikatini anlatır. 1 93 8 de 93 vardır, ki o da “Necm” idi. Necm Sûresi Terzi Baba’nın doğum tarihine yazılmışOku
  2. 2Necm (Yıldız) Sûresi · s.1619 38 de 19 var,ki, bu “İnsân-ı Kâmil” in rumûzu ve “besmele” nin hakikatini anlatır. 1 93 8 de 93 vardır ki, o da “Necm” idi. Necm Sûresi Terzi Baba’mın doğum Oku
  3. 3Kalem Sûresi · s.49Bu sayının içindeki ifadeleri görelim: 19 38 de 19 var, ki bu “İnsân-ı Kâmil” in rumûzu ve “besmele” nin hakikatini anlatır. 1 93 8 de 93 vardır, ki o da “Necm”Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.