İçeriğe atla

Nefs-i Râdıyye kavramı neye işaret eder?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Nefs-i Râdıyye, tasavvuftaki yedi nefs mertebesinin beşincisi olup, "râzı olan nefs" anlamına gelir. Bu mertebede sâlik, Hakk'ın takdirine kayıtsız şartsız kalbî olarak râzıdır; sıkıntı veya rahatlık arasında bir fark gözetmez. Fecr Sûresi'nin 27-28. ayetlerinde geçen "yâ eyyetühe'n-nefsu'l-mutmainneh, irci'î ilâ rabbike râdıyeten merdıyyeh" (ey mutmainne nefsi, Rabb'ine râzı olarak ve râzı kılınmış olarak dön) ifadesi, hem mutmainne hem de râdıyye mertebelerini kapsar. Nefs-i Râdıyye'nin zikri "Ya HAY" olup, idrâki bu şuurla ileriye doğru gitmeye gayret etmektir¹·². Bu mertebenin rengi sarıdır³·⁴·⁵.

Detaylı cevap

Nefs-i Râdıyye, tasavvufî sülûkta Nefs-i Mutmainne'den sonra gelen, "râzı olan nefs" olarak tanımlanan bir makamdır. Bu mertebe, Nefs-i Emmâre, Nefs-i Levvâme ve Nefs-i Mülhime gibi zulmet içinde olan nefs mertebelerinin ardından gelir⁶. Nefs-i Mutmainne'nin iki vechesinden biri Nefs-i Râdıyye'ye bakar⁷·⁸. Sâlik, bu mertebede Hakk'tan gelen her şeye rıza gösterir; ne sıkıntı ne de rahatlık onun için bir tercih sebebi olur. Bu rıza hali, sâlikin şikayet yokluğu ve tercih yokluğu ile kendini gösterir; yani başına ne gelirse gelsin "O'ndan" diye kabul eder ve "O ne dilerse" der. Sıhhat-hastalık, zenginlik-fakirlik, övgü-eleştiri gibi durumlarda bir tercih ifade etmez. Nefs-i Râdıyye'ye ulaşan sâlik, süflî nefsinden tamamen kurtulmuş, emmâre nefsin tortuları yok olmuştur. Bu mertebede sâlikin kalbi Hakk ile sürekli meşgul olup, daimî zikir halindedir. Ayrıca, halka karşı şefkat duyar, başkalarının sıkıntılarına acır, ancak kendisinin sıkıntısı yoktur. Nefs-i Râdıyye'den sonra Nefs-i Merdıyye gelir ki, bu mertebede rıza iki yönlü olur; sâlik Hakk'tan râzı olduğu gibi, Hakk da sâlikten râzıdır. Nefs-i Merdıyye'nin de bir yüzü Râdıyye'ye, diğeri Sâfiye'ye bakar⁹·¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bakara Sûresi · s.159Belki biraz daha uzayacak ama yeri gelmişken faydalı olur düşüncesiyle yine (İrfan mektebi) kitabımızdan (nefs-i râdiyye) bölümünü ilâve etmeyi uygun buldum. 16Oku
  2. 2Bakara Dosyası · s.382Belki biraz daha uzayacak ama yeri gelmişken faydalı olur düşüncesiyle yine (İrfan mektebi) kitabımızdan (nefs-i râdiyye) bölümünü ilâve etmeyi uygun buldum. BEOku
  3. 3Bakara Sûresi · s.155Nef-i emmânin rengi gri tonlarıdır. Nefs-i levvâme de kırmızı, nefs-i mülhime de yeşil, mutmeinne de beyaz, nefs-i râdıyye de (sarı,) nefs-i merdıyye de siyah, Oku
  4. 4Bakara Dosyası · s.378Nef-i emmânin rengi gri tonlarıdır. Nefs-i levvâme de kırmızı, nefs-i mülhime de yeşil, mutmeinne de beyaz, nefs-i râdıyye de (sarı,) nefs-i merdıyye de siyah, Oku
  5. 5Altı Peygamber (Cilt 4) · s.250Nef-i emmânin rengi gri tonlarıdır. Nefs-i levvâme de kırmızı, nefs-i mülhime de yeşil, mutmeinne de beyaz, nefs-i râdıyye de (sarı,) nefs-i merdıyye de siyah, Oku
  6. 6Âl-i İmrân Sûresi · s.26Emmâre, levvâme, mülhime nefs mertebeleri zaten zulmet içinde onlar kapalıdır, fakat mutmainne, radiyye, mardıyye, sâfiye nefs mertebelerini ortaya çıkartamaz iOku
  7. 7DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.162Yaşantısı: Nefs-i mutmainnenin iki vechesi vardır, biri nefs-i mülhimeye, diğeri nefs-i radıyyeye bakar. Bu mertebenin öne çıkan ahlâkî özellikleri ve nitelikleOku
  8. 8Aşk ve İrfân Yolunda · s.162Yaşantısı: Nefs-i mutmainnenin iki vechesi vardır, biri nefs-i mülhimeye, diğeri nefs-i radıyyeye bakar. Bu mertebenin öne çıkan ahlâkî özellikleri ve nitelikleOku
  9. 9İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.44Yaşantısı: Nefs-i Merdiyye nin iki yüzü vardır . Biri Râdiyye ye diğeri Sâfiyye ye bakar. Henüz daha beşeri varlığından tam sıyrılamamış olmakla birlikte bu halOku
  10. 10Fecr Sûresi · s.54Yaşantısı: Nefs-i Merdiyye nin iki yüzü vardır . Biri Râdiyye ye diğeri Sâfiyye ye bakar. Henüz daha beşeri varlığından tam sıyrılamamış olmakla birlikte bu hâlOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.