İçeriğe atla

Nûr Sûresi'nin tasavvufî okumasında esas alınan Fass hangisidir?

Kavram-Fass Eşleşmesi5 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

Nûr Sûresi'nin tasavvufî okumasında esas alınan Fass, İbn Arabî'nin Füsûsu'l-Hikem adlı eserindeki Âdemiyye Fassı'dır. Bu Fass, Bakara Sûresi 30. ayette geçen "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ifadesiyle insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfını ve Esmâ-i İlâhiyye'nin Âdem'de tecellî etmesini ele alır. Nûr Sûresi'nin 24/37. ayetinde bahsedilen "ticaret ve satışın Allah'ın zikrinden meşgul etmediği erler" de bu halîfelik vasfının dünyevî işler içinde dahi Hakk'ı unutmama şeklindeki tezahürünü gösterir¹. Bu durum, halîfenin kendi başına müstakil bir vücut sahibi olmayıp, Halîk'ın zuhûruna ayna olan bir mahal olmasıyla ilişkilidir.

Detaylı cevap

Nûr Sûresi'nin tasavvufî okumasında, özellikle Âdemiyye Fassı'na atıf yapılır. Bu Fass, insanın yeryüzündeki halîfeliğini ve bu halîfeliğin Hak'tan alınan bir emanet olduğunu vurgular. Bakara Sûresi 30. ayetindeki "innî câilun fi'l-ardı halîfeh" (yeryüzünde bir halîfe yaratacağım) ifadesi, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmî bir mahalde, yani Âdem'de tecellî ettiğini bildirir. Bu tecellî, insanın tüm Esmâ'yı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olmasından kaynaklanır. Halîfe, Esmâ'nın aynasıdır; kendi başına bir vücut iddia etmez, aksine mücellâ olduğu ölçüde aksedeni gösterir.

Nûr Sûresi'nin 24/37. ayetinde geçen "Öyle erler vardır ki onları ticaret ve satış Allah'ın zikrinden meşgul etmez" ifadesi, bu halîfelik vasfının dünyevî hayat içindeki tezahürünü açıklar¹. Bu erler, dünya işlerinde dahi Hakk'ı unutmayarak çaba gösterenlerdir. Bu durum, halîfenin Hak'ın zuhûruna ayna olması ve kendi nefsinin hilâfetini Hak'a teslim etmesiyle ilişkilidir. Terzibaba çizgisinde halîfelik, nefsin hilâfet iddiâsından soyutlanması (tezkiye), Hak'ın hilâfet emanetini izhâra mahal olması (tecellî) ve nihayetinde "halîfe" ile "müstahlif" arasında perdesizliğin yaşanması şeklinde üç merhalede gerçekleşir. Bu bağlamda, Nûr Sûresi'nin "Âyetü'l-Nûr" (Nûr Sûresi 24/35) olarak bilinen ayeti de, Allah'ın nurunun tecellîlerini ve bu tecellîlerin idrakini ifade ederek halîfelik makamının manevî derinliğini pekiştirir (Âyetü'l-Nûr).

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.172Bunun için Kasas Suresi'nde (28/77) yani “Allah'ın sana verdiği şeyde ahireti iste ve dünyadan nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et!Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.