İçeriğe atla

Risâle-i Gavsiyye eserinde Gavs kavramı nasıl ele alınır?

Kitap-KonuOrta düzey4 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Risâle-i Gavsiyye, Gavs-ı A'zam Abdulkâdir Geylânî hazretlerine atfedilen, Hak ile kendisi arasında geçen bir mükâleme (söyleşme) hâlinde yazılmış derin bir risâledir. Bu eserde Gavs kavramı, doğrudan Hak Teâlâ'nın hitapları ve Geylânî'nin cevapları üzerinden işlenir. Gavs-ı A'zam'a hitap edilerek onun makamına ve işlevine işaret edilir; örneğin, Hak Teâlâ'nın "Yâ Gavs-ı A'zam ben mekânın mekânıyım"¹·²·³ buyurması, Gavs'ın Hak ile olan yakınlığını ve Hakikat-i İlâhiyye'ye vukufiyetini gösterir. Risâle, Gavs'ın manevî mertebesini ve Hak'ın sırlarını taşıyan bir velî olarak konumunu vurgular.

Detaylı cevap

Risâle-i Gavsiyye, tasavvuf-irfân külliyâtının "sırrî metin"lerinden biri olup, içeriği büyük oranda vahy-i mübâşireye benzer; Hak'ın Geylânî'ye sırrî hitapları ve Geylânî'nin cevapları şeklinde ilerler. Bu eserde Gavs kavramı, bizzat Hak Teâlâ'nın Abdulkâdir Geylânî'ye "Yâ Gavs-ı A'zam!" diye seslenmesiyle ele alınır. Bu hitap, Geylânî'nin tasavvuftaki ricâlü'l-gayb hiyerarşisinin en üst basamağı olan kutbu'l-aktâb, yani gavs makamında olduğunu açıkça gösterir.

Risâle'de Gavs'ın manevî konumu ve Hak ile olan derin ilişkisi çeşitli diyaloglarla ortaya konur. Örneğin, Geylânî'nin Hak Teâlâ'ya "Yâ Rabb'î senin mekânın var mıdır?" diye sorması üzerine, Hak'ın "Yâ Gavs-ı A'zam ben mekânın mekânıyım. Benim mekânım olmaz. Ben insânın sırrıyım"¹·²·³ buyurması, Gavs'ın Hak'ın varlığı ve sırları hakkındaki idrakini ve bu sırların kendisine açıldığını gösterir. Bu ifade, Hak'ın varlığının kâinatla ilişkisi ve vücud sırrı temalarını işler.

Ayrıca, Hak Teâlâ'nın Gavs-ı A'zam'a hitaben, "Ey Gavs-ı Â’zâm, zâhidleri nefis yolunda, ârifleri kalp yolunda, vâkıfları rûh yolunda kıldım"⁴ buyurması, Gavs'ın manevî mertebelerin ve sülûk yollarının farkında olan, bu yolları bilen ve Hak'tan doğrudan bilgi alan bir velî olduğunu vurgular. Risâle-i Gavsiyye'deki "Ya gavs, haremime girmek istersen, ne mülke, ne melekûte, ne ceberûta iltifat et, şüphesiz ki mülk âlimin, melekût ârifin, ceberût da vakıfinin (vakıf olanın) şeytanıdır. Kim bunlardan birine razı olursa o indimde tard edilmişlerden olur"⁵ ifadesi ise, Gavs'ın Hak'a ulaşma yolunda hiçbir mertebeye takılıp kalmaması gerektiğini, mutlak tevhide yönelmesi gerektiğini öğütler. Bu, Gavs'ın Hakikat-i İlâhiyye'ye ulaşmada en yüksek idrak seviyesine sahip olduğunu ve diğer velîlere rehberlik eden bir makamda bulunduğunu gösterir. Bu bağlamda Gavs, fenâ fillâh ehlinin nasıl konuştuğunu gösteren bir örnek teşkil eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Enbiyâ Sûresi · s.237Risâle-i Gavsiye’de şöyle buyruldu: “Sonra sordum rabbime, dedim ki, - Hiç mekânın olur mu?” “Dedi ki, - Ya Gavs-ı A’zam ben mekânın mekânıyım. Benim mekânım olOku
  2. 2Genç ve Elmas Dosyası · s.147(Risâle-i gavsiyye) de! “Yâ rabb’î senin mekânın varmıdır,?” dendi-ğin de, cevap olarak, “ Yâ Rabb’ı gavs, ben mekânların mekânıyım” denmiştir. Aslında mekân daOku
  3. 3A'yân-ı Sâbite · s.520(Risâle-i gavsiyye) de! “Yâ rabb’î senin mekânın varmıdır,?” dendiğin de, cevap olarak, “ Yâ Rabb’ı gavs, ben mekânların mekânıyım” denmiştir. Aslında mekân da Oku
  4. 4Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.213Not= Kabirle ilgisi olması dolayısıyla (66-Risâle-i Gavsiyye şerhi) isimli kitabımızdan Küçük bir bölümü faydalı olur düşüncesi ile ilâve etmeyi uygun buldum. (Oku
  5. 5Fâtiha Sûresi · s.16(Mim) sıfat mertebesi Hakikat-i M uhammediyye yi, (nun) ise Esmâ mertebesi N ûr-u İlâhiyye yi ifade etmektedir. Bu anlayışla bakıldığı zaman, iki özellik ortayaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.