İçeriğe atla

TB. Kelime-i Hûdiyye kitabına göre Sırat-ı Müstakîm ne anlam taşır?

Kitap-KonuOrta düzey1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Terzibaba'nın "Kelime-i Hûdiyye" adlı eserine göre Sırat-ı Müstakîm, her bir ilâhî ismin kendine mahsus doğru yolu olup, aynı zamanda tüm bu yolları kapsayan ve zâtî tevhîde ulaştıran Muhammedî mazhar yoludur. Hûd Sûresi 56. ayetindeki "Rabbim doğru yol üzerindedir" ifadesi, her ismin kendi sırat-ı müstakîmi olduğunu ve bu yolların Hak'ka doğru ilerlediğini gösterir¹. Bu bağlamda, Sırat-ı Müstakîm vahdet yoludur ve Allah Teâlâ'nın vâhid olmasından dolayı Hak'ka giden yolların en yakınını temsil eder².

Detaylı cevap

Terzibaba'nın "Kelime-i Hûdiyye" eserinde Sırat-ı Müstakîm kavramı, hem ilâhî isimlerin bireysel tecellîlerini hem de küllî bir vahdet yolunu ifade eder. Eserde belirtildiğine göre, "Rabbim sırat-ı müstakim üzeredir" ayeti, her bir ismin kendisine özgü bir yolu olduğunu ve bu özgü yolun o ismin sırat-ı müstakîmi olduğunu açıkça beyan eder¹. Bu durum, bütün isimlerin Hak'ka doğru ilerleyen birer sırat-ı müstakîm üzerinde olduğunu gösterir³. Ancak bu bireysel yolların birbirine ters düşebileceği, fakat tamamının sırat-ı müstakîm üzere olduğu vurgulanır. Bu hakikati ancak Muhammedî evliyalar ve Muhammedî meşrep olanlar idrak edebilirler³.

Sırat-ı Müstakîm, aynı zamanda "târık-ı vahdet" yani vahdet yoludur ve Allah Teâlâ'nın vâhid olmasından dolayı Hak'ka çıkan yolların en yakınıdır². Fâtiha Sûresi'ndeki "İhdine's-sırâta'l-müstakîm" (Bizi doğru yola ilet) duası, dağınık yollardan, bütün yolları kapsayan ve zâtî tevhîde ulaştıran Muhammedî mazhar yoluna daveti ifade eder⁴. Bu, noksan yoldan kemal yoluna davet anlamına gelir⁵. Hz. Hûd (a.s.)'un "Allah" ism-i câmi'inin mazharı olan insân-ı kâmil olması, Rabb'inin kendi nefsine izafe ettiği bu sırat-ı müstakîmin, ism-i câmi' olan "Allah" isminin sırat-ı müstakîmi olduğunu ve her bir ismin de kendi sırat-ı müstakîmi bulunduğunu zımnen beyan ettiğini gösterir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye · s.28Rabb'im sırat-ı müstakim üzeredir. Çünkü her bir ismin kendisine özgü bir yolu vardır; ve bu özgü yol da onun sırat-ı müstakimidir. Ve bu ayet-i kerimede "dâbbeOku
  2. 2TB. Kelime-i Hûdiyye · s.9------------- 1.Paragraf: Şiir: Allah’a mahsûs sırât-ı müstakim vardır ki, umûmda zahirdir; hafi değildir (1). ---------------- Ya’nî Allah’a mahsus olan öyle bOku
  3. 3TB. Kelime-i Hûdiyye · s.11Yani bütün isimlerin birer sırat-ı müstakim üzerinde olduğunu Hakka doğru giderken ve her bir ama her bir sırat-ı müstakimin diğerinin sırat-ı müstakimi olmadığOku
  4. 4Kelime-i Hûdiyye · s.37Cevâb:Da’vet ism-i Mudill’den ism-i Hâdî’ye; ve ism-i Câbir’den ism-i Cevap: Davet, Mudill isminden Hâdî ismine; ve Câbir isminden Adl ismine; ve dağınık yollarOku
  5. 5Hûd Sûresi · s.68Akıllara şu soru gelebilir: Madem ki her isim kendi sırat-ı müstakimi üzerinedir. Ve o ismin terbiyesi altında bulunan kişi de onun sırat-ı müstakimi üzerinde yOku
  6. 6TB. Kelime-i Hûdiyye · s.21Ve Hûd (a.s.) ise vaktinin bir şerefli nebisi ve “Allah” ism-i câmi’inin mazharı olan insân-ı kâmil idi. Binâenaleyh, Rabb’i kendi nefsine izafe etmekle, kendinOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.