Keżâlike hakkat kelimetu rabbike ‘alâ-lleżîne fesekû ennehum lâ yu/minûn(e)
Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar artık imana gelmezler" sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
Yûnus Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kezâlike hakkat kelimetu rabbike alâ-llezîne fesekû ennehum lâ yu/minûn(e)” Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir. (10/33)
Senin Rabbinin o kimseler hakkındaki sözü “fesekû” yoldan çıkanlardır. Yol ise Şeriati Muhammedidir. Bu yoldan sapmışlardır ve iman etmezler Fasık; sözlükte “hurma ve benzeri şeyler için kabuğunu yırtıp çıkmak; belirli bir sınırı aşmak” anlamına gelen fısk veya füsûk kökünden türemiş bir sıfat olan fâsık, değişik mezheplere mensup âlimlerce yapılmış farklı tarifleri bulunmakla birlikte terim olarak “haktan sapan, Allah’ın emirlerine itaatten ayrılan âsi mümin veya kâfir” diye tanımlanabilir.[42]