İçeriğe atla
Yûnus 54Cüz 11 · Sayfa 215

Yûnus Sûresi 54. Âyet

يونس

Sohbete sor

Velev enne likulli nefsin zalemet mâ fî-l-ardi leftedet bih(i)(k) veeserrû-nnedâmete lemmâ raevû-l'ażâb(e)(s) vekudiye beynehum bilkist(i)(c) vehum lâ yuzlemûn(e)

(O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.

Yûnus Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir. (10/54)


Nefsine zulmetmiş, esmâ-i ilâhiyyeyi nefsi istikametinde kullanmış beden arzında her şeye sahip olsa kurtulmak için onu verir de ne kendi varlığı ne âlemin varlığında bir nokta ona ait değildir. Nefsi ile azandığı gördükçe kendi levm eder. Hükmü kendileri verdiği için bu onlara zulüm değil, adaletin ta kendisidir.

El-Adl Allah’ın 99 esmâül hüsnasından biridir.

Taraf seçmeden adalet eden demektir. Bu keyfiyet üzerine bir hikâye naklederler. Rû’yada bir hâkim sık sık Resûlüllah Efendimizle görüşür, sohbet edermiş. Namazında, niyazında bir adammış. Her gece Peygamber'in sohbetinde bulunmak arzusu ile kendisini ibadete vermeyi ve bunun için de işinden ayrılmayı düşünür, istifasını verir. Beş vakit namaza beş daha katar, orucu bir aydan dört aya çıkarır, Efendimiz'i hiç göremez. Ağlar, yalvarır, hatasını öğrenmek ister. Nihayet bir gece Efendimiz yine kendisine ma’nâda tecelli eder. "Ya Ahmet" der "Cenâb-ı Allah'ın el-Adl ism-i şerifi vardır. Sen mahkemede bu isme lâyık olarak yerinde kararlar verirdin, taraf tutmazdın, bu da bir ibadet idi. Sen bu hayırlı vazifeden istifa ettin. Halka olan bu hayırlı hizmetinden çekildin, ben sana nasıl gözükürüm artık'’ buyurmuşlar, Ahmet Efendi tekrar müracaat ederek hâkimliğe başlamış ve arzusuna muvaffak olmuştur.[49]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)