İçeriğe atla
Yûsuf 26Cüz 12 · Sayfa 238

Yûsuf Sûresi 26. Âyet

يوسف

Sohbete sor

Kâle hiye râvedetnî ‘an nefsî(c) veşehide şâhidun min ehlihâ in kâne kamîsuhu kudde min kubulin fesadekat vehuve mine-lkâżibîn(e)

Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yusuf) yalancılardandır."

Yûsuf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

12/26. “-Yûsuf- dedi ki: O kadın- benim nefsimden muradını almak istedi. Ve o -kadın-ın yakınlarından bir şahit de şahitlikte bulundu ki: Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir ve o ise yalancılardandır.” Bunun üzerine Yûsuf Azîz’e kendini müdafa ederek “o beni nefsine davet etti.” Diyor.

Ve onun yani Zeliha’nın akrabalarından bir şâhit varmış. O şahide soruyorlar. “Bu nasıl oldu?” Eğer onun gömleği önden yırtılmış ise, Zeliha hanım doğru söylemiştir. Yûsuf yalancıdır. Eğer gömleği arkadan yırtılmış ise Zeliha yalancıdır, öteki doğrudur.

Hani bugünkü sohbette Zeliha için “Nefs”, Azîz için de “fikir” demiştik. Bakın işte burada bunlar faaliyette.

Zâten Yûsuf’u kendi nefsi kendine davet ediyor. Hani Nefs Yûsufu onu kendine dâvet ediyor. Zeliha burada bizim varlığımızda, bizim nefsimiz oluyor. Nefsimiz gönlü yanlış yola saptırmak için yani işini bozmak için, şeriat dışı hadiselere teşvik ediyor. Ama orada bir şâhit müşahede ehli ikisinin arasındaki dengeyi bulmaya çalışıyor. Ne kadar güzel ifadeler var. Orada bir müşâhede ehli bir şâhit var. O da nefis ehlinden, ama dengeli biri.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)