Kâle sevfe estaġfiru lekum rabbî(s) innehu huve-lġafûru-rrahîm(u)
Yakub, "Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.
Dedi ki: "Sizin için Rabbimden ilerde bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz o çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Bu ayet, Yakub peygamberin çocukları için Allah'tan bağışlanma dileyeceğini ifade etmesi ve Allah'ın 'Ğafûr' ve 'Rahîm' isimleriyle tecelli edeceğini vurgulamasıyla, tövbe, af ve merhamet kavramlarının merkezde olduğu bir mesaj taşımaktadır. Dilbilimsel olarak, fiillerin ve Allah'ın sıfatlarının derin anlamları ayetin temelini oluşturur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ğufrân ve mağfiret, bir şeyi örterek onu azaptan korumaktır. 'İstiğfar' ise, bu örtme ve koruma talebinde bulunmaktır. Ayetteki 'estağfiru', Yakub'un çocuklarının günahlarının Allah tarafından örtülmesini ve azaptan korunmalarını talep etmesidir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): İstiğfar, kulun günahlarının affedilmesini ve örtülmesini Allah'tan talep etmesidir. Bu ayette Yakub'un istiğfarı, çocuklarının işlediği büyük hataya rağmen onlar için Allah'ın affını umduğunu gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İstiğfar, Kur'an'da sıkça geçen bir kavram olup, Allah'tan günahların affını dileme ve O'na yönelme anlamını taşır. Yakub'un bu ifadesi, Allah'ın affediciliğine olan inancını ve çocukları için aracı olma rolünü vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rab kelimesi, bir şeyi tedricen kemale erdiren, terbiye eden ve sahip olan anlamlarına gelir. Ayetteki 'Rabbî', Yakub'un Allah'ı kendi Rabbi olarak tanımlaması, O'nun terbiye ediciliğine ve sahipliğine olan teslimiyetini ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Rab, mülkün sahibi, terbiye edici ve her şeyin idarecisidir. 'Rabbî' ifadesi, Yakub'un Allah'a olan özel bağlılığını ve O'nun kudretine olan inancını gösterir; zira sadece Rab olan bağışlayabilir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Rab kavramı, Kur'an'da yaratma, rızık verme, terbiye etme ve yönetme gibi geniş anlamları kapsar. Yakub'un 'Rabbî' demesi, Allah'ın bu vasıflarıyla kendisi ve çocukları üzerindeki mutlak otoritesini kabul ettiğini ve O'ndan yardım dilediğini gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Ğafûr, günahları örten ve bağışlayan demektir. Bu ayette 'el-Ğafûr' ismi, Allah'ın kullarının hatalarını affetme ve onları azaptan koruma konusundaki engin kudretini ve lütfunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ğafûr, mağfireti çok olan demektir. Allah'ın bu ismi, O'nun günahları örtme ve affetme konusundaki sınırsız cömertliğini ifade eder. Yakub'un istiğfar talebinin kabul edileceğine olan inancının temelini oluşturur.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Ğafûr, mübalağa sigası olup, Allah'ın affediciliğinin çokluğunu ve sürekliliğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Yakub'un çocuklarının büyük günahlarına rağmen Allah'ın onları affetme potansiyelinin ne kadar geniş olduğunu belirtir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Rahîm, rahmeti bol olan demektir. Bu ayette 'er-Rahîm' ismi, Allah'ın kullarına olan şefkatini ve onlara iyilik etme arzusunu gösterir. Bağışlamanın yanı sıra, merhametiyle de kullarına muamele edeceğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rahmet, kalpteki incelik ve şefkattir. Allah için kullanıldığında ise, O'nun kullarına yönelik lütuf ve ihsanıdır. 'er-Rahîm' ismi, Allah'ın bu lütfunu ve ihsanını sürekli olarak kullarına ulaştırdığını ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Rahmet, Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biridir ve O'nun yaratılmışlara karşı olan şefkatini, iyilikseverliğini ve bağışlayıcılığını ifade eder. 'er-Rahîm' ismi, Allah'ın bu merhametinin sürekli ve kapsayıcı olduğunu, dolayısıyla Yakub'un çocuklarına da ulaşacağını belirtir.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/98. “Dedi ki: Sizin için Rab'bimden yakında bağışlanma talebinde bulunacağım. şüphe yok ki, o, bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.”