Kâlû eve lem nenheke ‘ani-l'âlemîn(e)
Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.
Lût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?"
Hicr Suresi 70. ayet, Lut kavminin Hz. Lut'a verdiği cevabı aktarır. Ayet, 'nehye' (yasaklama) ve 'âlemîn' (âlemler/insanlar) kavramları üzerinden, kavmin Hz. Lut'un misafirperverliğine ve tebliğine karşı çıkan tutumunu dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kavl (قول), bir şeyin dille ifade edilmesidir. Bu ayetteki 'kâlû' (dediler) ifadesi, Lut kavminin Hz. Lut'a karşı çıkan, onu azarlayan ve tehdit eden sözlerini aktarmaktadır. Bu sözler, sadece bir ifade değil, aynı zamanda bir itiraz ve reddedişin göstergesidir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kavl (قول), genel olarak söz ve ifade anlamına gelir. Ayetteki 'kâlû' fiili, geçmiş zamanda gerçekleşmiş bir konuşmayı belirtir ve Lut kavminin Hz. Lut'a yönelik sert ve kınayıcı tutumunu yansıtır. Bu, onların Hz. Lut'un tebliğine ve misafirperverliğine karşı duruşlarının bir beyanıdır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Nehy (نهي), bir şeyi yapmaktan alıkoymak, yasaklamak anlamına gelir. Ayetteki 'nenhake' (seni yasaklamadık mı?) ifadesi, Lut kavminin Hz. Lut'a daha önce bu tür misafirleri ağırlamamasını emrettiklerini, bu konuda ona bir kısıtlama getirdiklerini belirtir. Bu, onların ahlaksızlıklarını koruma çabalarının bir göstergesidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Nehy (نهي), bir şeyi yapmaktan men etmek demektir. 'Nenhake' ifadesi, Lut kavminin Hz. Lut'a yönelik açık bir uyarısını ve tehdidini içerir. Onlar, Hz. Lut'un misafirperverliğini kendi sapkınlıklarına bir engel olarak görmüş ve onu bu davranışından vazgeçirmeye çalışmışlardır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Nehy (نهي) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın yasaklarını ifade etmekle birlikte, bu ayette olduğu gibi insanlar arasındaki yasaklamaları da kapsar. Burada Lut kavminin Hz. Lut'a yönelik 'nehye'si, onların kendi ahlaki değerlerini dayatma ve Hz. Lut'un doğru davranışlarını engelleme çabası olarak ortaya çıkar. Bu, bir tür ahlaki baskıdır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Âlem (عالم), Allah'ın yarattığı her şeyi kapsayan bir terimdir. 'Âlemîn' (âlemler), genellikle insanlar ve cinler için kullanılır. Bu ayetteki 'el-âlemîn' ifadesi, Hz. Lut'un misafir ettiği ve Lut kavminin sapkınlıklarına yabancı olan, dolayısıyla onların ahlaksızlıklarına karşı çıkan insanları (melekleri) ifade eder. Kavim, bu 'yabancıları' kendi düzenleri için bir tehdit olarak görmüştür.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Âlem (عالم) kelimesi, 'alâmet' (işaret) kökünden gelir, çünkü varlıklar yaratıcının varlığına işarettir. 'el-Âlemîn' (âlemler), burada özellikle insan topluluğunu ifade eder. Lut kavmi, Hz. Lut'un misafir ettiği bu 'âlemîn'i, yani yabancıları veya genel olarak insanları, kendi sapkınlıklarına aykırı bulmuş ve onların varlığını yasaklamaya çalışmıştır. Bu, onların kendi dar ve sapkın dünyalarının dışındaki her şeye karşı olan düşmanlığını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Âlem (عالم) kelimesi, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. 'el-Âlemîn' (âlemler) ifadesi, bu ayette, Lut kavminin kendi sapkınlıklarına bulaşmamış, dışarıdan gelen ve dolayısıyla onların ahlaksızlıklarını onaylamayan insanları (veya melekleri) kastetmektedir. Kavmin 'nehye'si, bu 'âlemîn'in varlığını ve Hz. Lut'un onlara karşı misafirperverliğini engelleme çabasıdır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.