İçeriğe atla
Hicr 73Cüz 14 · Sayfa 266

Hicr Sûresi 73. Âyet

الحجر

Sohbete sor

Feeḣażet-humu-ssayhatu muşrikîn(e)

Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Sayha” kelimesi Arapça’da “sâha” kökünden türemiştir. Lügat ma’nâsı itibâriyle, şiddetli ses, çığlık, haykırış anlamlarına gelir. Bu, normal bir ses değil, kulakları sağır edecek, kalpleri titreten korkunç ve dehşet verici bir sestir.

Kur’ân-ı Kerîm’de “sayha” kelimesi, genellikle helâk edilen kavimlere gelen azâbın bir türü olarak zikredilir. “Sayha”, Hakk’ın “Kahhâr” esmâsının tecellîlerinden birisidir. Bu isim, hiçbir kuvvetin karşısında duramadığı mutlak gâlip olan Hakk’ın celâl sıfatlarındandır.

Âyete enfüsî olarak bakıldığında; ilâhî tecellîlerin “ses” yoluyla gelmesi, sâlikin “duyuş” makâmında olmasıdır. Mürşîd-i kâmillerin sohbetlerde ses ve kulak kanalından kendisine ilettiği ilâhî hakîkatler, içindeki nefs-i emmâre ve onun kuvvelerini şiddetli bir şekilde sarsıp helâk eder. Bu işin güneş doğarken meydana gelmesi, hakîkat güneşinin doğmaya ve nûr-u ilâhî’nin parlamaya başlamasıyla nefsin zulmet karanlığının dağılmasının ifâdesidir, diyebiliriz.

Lût kavmi için “sayha”, bir azap ve helâk vesîlesi iken, Lût (a.s.) ve ehli için bir kurtuluş ve necât vesîlesidir. Aynı şekilde, sâlikin nefsânî sıfatları için “sayha”, bir azâb ve helâk vesîlesi iken, ruhânî sıfatları için bir kurtuluş ve necât vesîlesidir. " T.O.C.C." 


Âyet 74

فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ

Fe cealnâ âliyehâ sâfilehâ ve emternâ aleyhim hıcâreten min siccîl.

Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.