Elleżîne yec'alûne me'a(A)llâhi ilâhen âḣar(a)(c) fesevfe ya'lemûn(e)
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Bu âyet bir öncekinin devâmı olmakla birlikte, önceki âyet Zât mertebesinden bu ise Rahmâniyyet mertebesindendir, çünkü eğer bu âyet Zâtî olsaydı, “Allâh ile beraber” yerine “Benim ile beraber” ifâdesi kullanılırdı.
Âyetin ma’nâsı şudur: Nefislerinin hevâsını ilâh edinerek ona tâbî olan (kendi hayâlinde ve vehminde var ettiği ilâha tapan) şirk ehli kimseler, dünyâ hayâtında gözlerindeki gaflet perdesinden ötürü hakîkati göremeseler de âhirette acı gerçekle karşılaşacaklar ve işte o zaman büyük bir pişmanlık yaşayacaklardır: “O gün, yüzleri ateşte çevrilirken: ‘Eyvah bize! Keşke Allâh’a ve Resûl’e itâat etseydik!’ derler.” (Ahzâb 33/66) Not: “Fe sevfe ya’lemûn” ifâdesi, 3’üncü âyette geniş olarak îzâh edilmişti. " T.O.C.C."
Âyet 97
وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ
Ve le kad na’lemu enneke yadîku sadruke bi mâ yekûlûn.
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.