Men ‘amile sâlihan min żekerin ev unśâ vehuve mu/minun felenuhyiyennehu hayâten tayyibe(ten)(s) velenecziyennehum ecrahum bi-ahseni mâ kânû ya'melûn(e)
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Nahl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Men ‘amile sâlihan min zekerin ev unsâ vehuve mu/minun felenuhyiyennehu hayâten tayyibe(ten) velenecziyennehum ecrahum bi-ahseni mâ kânû ya’melûn(e)” Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. (16/97)
“Men” “kim” hakkani kimliğinin farkına varıp erkek veya kadın olduğunu yani nefsi küll veya aklı küll zuhuru olduğunun idraki ve yaşamında İlm’el Yakîn hasıl olursa, Aklı küll veya nefsi küll ile im’an edip imân ve ikân olarak güzel iş işleyenlerin bâtınında latif ve hoş bir hayatları vardır. Ahirlerinde sonlarında da bunu âyn’el yakîn olara müşahade ettirilip verilecektir.