İçeriğe atla
İsrâ 83Cüz 15 · Sayfa 290

İsrâ Sûresi 83. Âyet

الإسراء

Sohbete sor

Ve-iżâ en'amnâ ‘alâ-l-insâni a'rada veneâ bicânibih(i)(s) ve-iżâ messehu-şşerru kâne yeûsâ(n)

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(83) (Ve izâ en'amnâ alel İnsâni a'reda ve nea Bi canibih* ve izâ messehüşşerru kâne yeusa;)

“Biz insân’a nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip uzaklaşır. Ona fenalık dokununca da ümitsizliğe kapılır.” İnsânlara verilen en büyük nimet akıl nimetidir ve ancak bu nimetle insân iyiyi kötüyü ayırma hikmetine sahip olabiliyor ve akıl Cenâb-ı Hakkk’ın hitap ettiği mahaldir. İnsânlar akıllı varlıklar oldukları için İlâh-î hakikatlere mazhar oldular, yani insan için en büyük

nimet Allah’ın varlığının kendisinde olduğunu aklıyla idrak etmesidir, eğer Cenâb-ı Hakk kendisini idrak etme yolunu bize açmamış olsaydı bu aklıda vermezdi ve mükellef tutmazdı.

Fakat insân kendi hakikatini anlamaktan yüz çevirdi çünkü bunun için bazı fedakârlıklar yapması gerekiyor ve kendisine en büyük perde olan nefsiyle mücadele etmesi gerekiyordu, bu mücadelede nefsi emmâresine zor geldiğinden kendinde bulunan İlâh-î hakikatleri ortaya çıkarmaktan uzaklaşıyor, en başta namaz kılmaktan, oruç tutmaktan uzaklaşıyor ve bireysel olarak nefsinin istediği şekilde hayatını sürdürmeye çalışıyor ve bu şekilde Allah’ın kendisine verdiği en büyük nimetten mahrum kalıyor. Bu uzaklaşma kendisini bu mes’ûliyyet’ten kurtarmıyor. Bu yolda kendisine bazı zorluklar isabet ettiği zaman üzüntüye düşer, hayatı hep nefsi emmâresi’nin istediği şekilde hep sağlıklı, zengin ve eğlenceli geçsin ister, bunların dışında mâniler çıktığında hemen üzülür çünkü Allah’a yönelmiş değildir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)