Venunezzilu mine-lkur-âni mâ huve şifâun verahmetun lilmu/minîne(ﻻ) velâ yezîdu-zzâlimîne illâ ḣasârâ(n)
Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.
İsrâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Biz Kur'ân'dan, imân edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan Âyetler indiriyoruz. Zâlimlerin de ancak zararını artırır.” Zâhir olarak insân bu Âyet-i Kerîme’yi bedenine okusada faydası olan Âyettir.
Biz indiririz deniyor Cenâb-ı Hakk ve yukarıda belirtildiği gibi şifâ’nın en büyüğüde, kişiye bâtıl hastalığından kurtularak Hakk’ın gelmesidir.
Günümüzde bedensel hastalıkların tedavisi için çok geniş imkânlar bulunmaktadır, bize asıl lâzım olan ruhani yani iç bünyedeki hastalıkların tedavisidir. Nefsimizdeki hayal ve vehim hastalığına en büyük deva Kûr’ân-ı Kerîm’in içerisindeki hakikatleri idrak ederek tahakkunu hazırlamaktır. Ayrıca buradaki bütün oluşumlar aynı zamanda rahmettir de.
Şifa hastalığın karşılığı, rahmet ise hastalıktan iyileştikten sonra yapacaklarımızdır ve bu yapacaklarımız bizim yükselmemizi sağlıyor. İmân ehlinden kasıt ise iyi niyetiyle Hakk’a yönelenlerdir, nefsine yönelenler değildir, Hakk’a yönelmez isek ne şifa buluruz ne de rahmet buluruz.