İż nâdâ rabbehu nidâen ḣafiyyâ(n)
Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“O, gizlice seslenerek, Rabbine nidâ etmişti.” Demek ki bu mertebenin bir özelliği Rabbine gizlice seslenmektir. Kişi kimseye duyurmadan kendi bünyesi içerisinde doğrudan Rabbına yalvarmakta ve bağlantıyı Rabbı ile kurmaktadır.
قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ
شَيْبًا وَلَمْ أَكُن بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيا
(4) (Kâle rabbî innî ve henel azmu minnî veştealer re’su şeyben ve lem ekun bi duâike rabbî şakıyyen.)
“Zekeriyyâ (a.s): “Rabbim, gerçekten ben (zayıfladım) ve benim kemiklerim (de) zayıfladı ve başım (saçlarım) ağardı. Ve Rabbim, ben Sana dûa ederek şâkî olmadım.” dedi.”
“işteale” tutuşmak, alevlenmek mânâsına olarak ihtiyarlayıp, telâşa düşerek “acaba ne olacak?” tarzında bir endişe ile hareketlenmenin ifâdesidir.