İçeriğe atla
Bakara 21Cüz 1 · Sayfa 4

Bakara Sûresi 21. Âyet

البقرة

Sohbete sor

Yâ eyyuhe-nnâsu-'budû rabbekumu-lleżî ḣalekakum velleżîne min kablikum le'allekum tettekûn(e)

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız.

Bakara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

(2/21) Ya eyyühenNasu'budu Rabbekümülleziy halekaküm velleziyne min kabliküm lealleküm tettekun;

* Ey insânlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız.

Ey insânlar diyerek bütün insânlara sesleniyor Cenâb-ı Hakk, imân ehli yada küfür ehli diye ayırmadan, ibadet ediniz Rabbinize ibadet ediniz, yani taşa, toprağa, sağa, sola değil Rabbinize ibadet ediniz, bakın buradada ince bir hadise var, Rabbinize ibadet ediniz diyor Allah’a ibadet ediniz demiyor, çünkü burası henüz davet mertebesi olduğundan yani terbiye mertebesi olduğundan Rabbinize yani sizi terbiye eden mürebbiyenize yöneliniz demek istiyor.

“Va'bud Rabbeke hatta ye'tiyekel yakıyn;” (Hicr 15/99.Ayet) yani “Rabbine ibadet et sana yakin gelinceye kadar”, yakin geldikten sonra Allah’ına ibadet edeceksin, Mûsâ (a.s.) mertebesinde Cenâb-ı Hakk kendi lisânıyla “Bana ibadet et ya Mûsû” diyerek Zât mertebesine çağırıyor, burada ise Rabbine ibadet et diyor, Rab, Rahmân, Hakk, Rahîm, Allah, Ahad, Vahid, bunlar hep Cenâb-ı Hakk’ın ayrı vasıflarıdır hepsi Esmâ-i İlâhiyye ama

ayrı ayrı vasıfları eğer hangi kelimeyi nerede kullanmışsa o kelimenin ifade ettiği mânâ cihetinden orasını araştırma-mız, anlamamız gerekiyor yoksa hepsi Allah’tır diyerek hepsini Allah ismiyle kullanmamız mümkün olamıyor, fakat bu bahsettiğimizde ayrı bir gerçek yani Rabb’ta desek Allah’tır, Rahmân’da desek Allah’tır ama Kûr’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk kendisi bunları ayırdığından bizde o ayrımları itibarıyla gözetmemiz, idrak etmemiz gerekiyor, Kûr’ân-ı Kerîm Rabb dediyse Rabb’ın ne olduğunu bizim idrak edip Rabb ifadesini bulup onu tatbik etmemiz gerekiyor.

Ey insânlar sizi hâlkeden Rabbinize ibadet edin, o Rabb öyle bir Rabb’ki sizden evvelkileri de hâlkeden sizi de hâlkeden Rabbinize ibadet edin, hayalinizde var ettiğinize değil, Yusuf (a.s.) ın zindandan çıkarken arkadaşlarına söylediği tenbihi idrak ediniz;

“Ya sahıbeyissicni e erbabün müteferrikune hayrun emillahul Vahıdül Kahhar;” (Yûsuf 12/39.Âyet) yani “Vahid ve Kahhar olan Allah’mı daha hayırlıdır, yoksa sizin ayrı ayrı zannetiğiniz rablarınız mı daha hayırlıdır” , İşte âlemlerin Rabbi olan bu Rabbe ibadet edin, her varlığın kendini meydana getiren bir Rabbi vardır yani her Esmâ-i İlâhiyye bir Rabtır, bir terbiye edicidir, birde genel olarak kullanılan Rabb ismi var, ama her Esmâ-i İlâhiyye kendinin meydana getirdiği varlığın Rabbidir yani terbiye edicisi mürebbiyesidir, işte bu ayrı ayrı Rablara değilde gerçek âlemlerin Rabbi olan o da Vahid ve Kahhar olan Allah’a yönelin diyor ama kişi evvelâ kendi Rabbine yönelecek onu bulacak ondan sonra Rabbül âlemine Vahid ve Kahhar olana yönelecek, Umulur ki ittika edersiniz yani sakınırsınız.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)