İçeriğe atla
Tâhâ 39Cüz 16 · Sayfa 314

Tâhâ Sûresi 39. Âyet

طه

Sohbete sor

Eni-kżifîhi fî-ttâbûti fakżifîhi fî-lyemmi felyulkihi-lyemmu bi-ssâhili ye/ḣużhu ‘aduvvun lî ve'aduvvun leh(u)(c) veelkaytu ‘aleyke mehabbeten minnî velitusne'a ‘alâ ‘aynî

"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."

Tâ-Hâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu Âyeti kerîme Hakk yolcuları için çok büyük bir müjdedir.

Hakîkâti Muhammedî yolunda ilerleyen bir kişide zamanla oluşan veledi kalb o kişide sevgi ve aşk meydana getirmektedir. İşte kişinin kendi varlığında belirli çalışmalar sonucu nefsi küllden meydana gelen bu yeni doğuşa karşı nefsi emmâre biliyor ki o yeni doğuşun rûhaniyeti ile kendi saltanatı ortadan kalkacak, bu nedenle nefsi emmâre o anda meydana gelen bütün Rahmâni düşünceleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Fakat Cenâb-ı Hakk (c.c) “Biz korursak koruruz” diyor ve bu konuda Hakk’a tevekkül et diye ilhamda bulunuyor. Ve o doğuşu sen korkmadan ortaya bırak, onu yine nefsi emmâre alacak, ancak Cenâb-ı Hakk (c.c) “Ben o doğuşa isimlerim ve sıfatlarım dışında zâtımdan öyle bir muhabbet vereceğim” diyor.

“Gözümün önünde yetiştirilmen için” ibaresi ise öyle müthiş bir ibaredir ki, demek ki Firavun’dan dahi hareket eden Cenâb-ı Hakk (c.c)’tır ki Firavun’un gözünden baktığı için “Gözümün önünde” demektedir. Aslında buradaki ifâde hem anlaşılması çok zor hem de Hakk yolunda olanların ayaklarını kaydırabilecek bir ifâdedir çünkü fazla derinine dalındıkça kişiyi çıkmaza sokabilir ancak hakîkâti idrâk edilebilirse gerçeğin ta kendisi ortaya çıkmaktadır. Yukarıda zâten, Allah kullarını görendir, diye ifade edilmişti.

Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın verdiği bu muhabbet ile nefsi emmâre bu yeni doğuşu gözünün nûru gibi korumaya başlıyor. İşte zâhiren o yıl Mûsâ (a.s.) diye kesilen yaklaşık kırk bin çocuğa karşılık, asıl kesilmesi gereken Mûsâ (a.s.) geliyor Firavun’un kucağında büyüyor ki, Cenâb-ı Hakk (c.c) işlerinin ne denli şaşılacak derecede olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde bizim bireysel varlığımızda da nefsi emmâre kendi saltanatını elinden alacak korkusuyla o kadar fikir ve düşünceyi kesip yok ediyor, ancak asıl yok etmesi gerekeni alıyor kendisi yetiştirmeye başlıyor.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)