İçeriğe atla
Tâhâ 97Cüz 16 · Sayfa 318

Tâhâ Sûresi 97. Âyet

طه

Sohbete sor

Kâle feżheb fe-inne leke fî-lhayâti en tekûle lâ misâs(e)(s) ve-inne leke mev'iden len tuḣlefeh(u)(s) venzur ilâ ilâhike-lleżî zalte ‘aleyhi ‘âkifâ(en)(s) lenuharrikannehu śümme lenensifennehu fî-lyemmi nesfâ(n)

Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.

Tâ-Hâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Sâmiri her ne kadar kavmi puta yöneltmiş ise de Mûsâ (a.s.) ve Hârûn (a.s.)’dan sonra kavimde ilim olarak en ileri derecede olanlardan biri olduğu da “Ben, onların görmediği şeyi gördüm.” ifâdesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mûsâ (a.s.), Sâmiri’nin bir takım konulara ârif olmakla berâber meselelere tam bir vâkıf oluşu olmadığından dolayı aynı şekilde kavmi tekrar yanlış yola sürükleyebileceğini düşünerek onu kavmin dışına çıkardı.

Ve dikkât edersek ilginçtir buzağı putuna tapanların hepsi öldürülürlerken bütün bunlara sebeb olan Sâmiri öldürülmüyor ve kavmin dışına çıkarılma cezası veriliyor kendisine.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)