İçeriğe atla
Enbiyâ 4Cüz 17 · Sayfa 322

Enbiyâ Sûresi 4. Âyet

الأنبياء

Sohbete sor

Kâle rabbî ya'lemu-lkavle fî-ssemâ-i vel-ard(i)(s) vehuve-ssemî'u-l'alîm(u)

Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."

Enbiyâ Sûresi

“Kâle rabbî ya’lemu-lkavle fî-ssemâ-i vel-ard(i) vehuve-ssemî’u-l’alîm(u)” Peygamber, onlara dedi ki: “Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (21/4)


Gök kişinin iç âlemi gönlü, yer ise beden arzı olan zâhiridir. İç âleminden ve dış âleminde sadır olan gizli açık konuşmaları “rabbim” peygamber efendimizin Rabb-i Hası olan Allah esması ve kişinin Rabbi hası olan özel esması yönünden bilinir.

O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” Bunun delilini namaz ehli namazda rükûdan kalkarken;

SEMİ ALLAHU LİMEN HAMİDEH

Rüku’dan kalkarken de yine günde 40 defa semiallahu limen hamideh (Allah hamd edenin hamdım (övgüsünü) duyar,) diyoruz. Nasıl duyar?

Hem senden söyler duyar, hem de kendinden söyler duyar.

Eğer semi allahu limen hamideh derken kişi, bunu kendi nefsinden, benliğinden, söylüyor ise, gaflettedir, bu söylediği, lafzi övgüdür, ikiliktir. Sanki bir mahalden söyleniyor. Bir başka yönden de dinleniyor olmaktadır.

Kişi kemale erdiğinde ise, birimsel varlığı ortadan kalktığından, kendinden söyleyen de; dinleyen de Hak olur.

Bu mertebede Hak, kendi kendini över ve kendisi bu övgüyü duyar. Çünkü onu gerçek manada kendinden başkası da övemez ve duyamaz.[9]

Yolumuza “Gökyüzü İnsanları Araştırması” ile devam edelim;


Kuranı Kerim Türkçe okunuş:

21.4 - kâle rabbî yağlemul kavle fis semâi vel ard, ve huves semîul alîm.

Diyanet Meali:

21.4 - Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

21.4 - Dedi: rabbım söyleneni bilir: Gökte de Yerde de ve o öyle semî, öyle alimdir.


Ötmek kuşlara, ses çıkarmak türüne göre hayvanlara, bazı konularda, insanlara içlerinden seslenme meleklere, vesvese vermek nefs-i emmare ve iblise, ait olan sahalardır.

Söz söylemek ve duymak ise insanlara ait bir özelliktir. O halde. Gökte de Yerde de olan “insan ve dabbe”lerin de sözlerini duyar ve bilir: Çünkü zaten onları içten ve dıştan ihata etmiş-kuşatmıştır.[10] T.B.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)