İçeriğe atla
Enbiyâ 66Cüz 17 · Sayfa 327

Enbiyâ Sûresi 66. Âyet

الأنبياء

Sohbete sor

Kâle efeta'budûne min dûni(A)llâhi mâ lâ yenfe'ukum şey-en velâ yadurrukum

İbrahim, şöyle dedi: "Öyle ise siz, (hala) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?"

Enbiyâ Sûresi

“Kâle efeta’budûne min dûni(A)llâhi mâ lâ yenfe’ukum şey-en velâ yadurrukum” Dedi ki: O halde Allah'tan başka size hiçbir şey ile fâide veremeyecek ve zarar da veremeyecek bir şeye ibadet eder misiniz? (21/66)


أُفٍّ لَّكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ {الأنبياء/67}

“Uffin lekum velimâ ta’budûne min dûni(A)llâh(i) efelâ ta’kilûn(e)”

“Yuf size! Ve Allah'tan başka tapar olduğu-nuza! Siz hiç akıllıca düşünmeyecek misiniz?”


Yazıklar olsun size ve Allah’tan başka taptığınız şeylere. Bu kadar meydanda olan gerçekleri göremeyip-te, taş ve odun parçalarından meydana gelen kendi yaptığınız sûretlere yönelmenize. Genelde insânlar, kendilerine göre hayal ve vehimlerinden bir “Rabb” anlayışı tasfir edip ona hayallerinde bir sûret verip kendileri de o sûreti “Rabb” olarak kabul ederler. İşte bu sûret kendilerine sevimli gelir, çünkü kendi halkiyyetleridir. Oyüzden herkesin sevdiği kendi “Rabb”ı dır ve ona yönelirler. Bu yüzden onlara da kendilerinin halkettikleri ilâhları sevimli geldiğinden onlardan ayrılmak istemediler.

“Siz hiç akıllıca düşünmeyecek misiniz?” Evet onların bir düşünceleri vardı! Fakat o düşünce ise nefs-i emmâre-lerine dönük “akl-ı cüz” leri’nin oluşturduğu putprestliğe dönük düşünceleri idi. İbrâhîm (a.s.) ın yukarıda ki, suali ise bu anlayıştan çıkıp “akl-ı kül” yönünden, “akıllıca düşünmeyecek misiniz?” sualidir ki; Onları akl-ı selime davet idi. Ancak onlar şartlanmışlıklarını aşamadılar ve hallerinde ısrarlı olarak İbrâhîm (a.s.) mı suçladılar.[81]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)