İçeriğe atla
Furkân 26Cüz 19 · Sayfa 362

Furkân Sûresi 26. Âyet

الفرقان

Sohbete sor

Elmulku yevme-iżin(i)-lhakku lirrahmân(i)(c) vekâne yevmen ‘alâ-lkâfirîne ‘asîrâ(n)

O gün gerçek hükümranlık Rahman'ındır ve kafirlere zorlu bir gün olacaktır.

Furkân Sûresi

O gün gerçek hükümranlık Rahmân’ındır ve kâfirlere zorlu bir gün olacaktır. (25/26)


Âyet rahmâniyet mertebesi âyetlerindendir.


Rahman (lügat manası): “Dünyada her canlıya (mümin, kafir ayırt etmeksizin), herkese merhamet eden, rızkını veren Allah” diye geçer.

Rahman: “Esmaül Hüsna” (Allah’ın güzel isimleri) sıralamasında, başlardadır.

Rahman: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Uluhiyyet” ve “Vahidiyyet”ten sonra gelen mertebenin adıdır.

Rahmaniyet: İsimlerin ve Sıfatların gerçek yüzleri ile meydana gelişinden ibarettir, diye izah olunmuştur.

Hadis-i Kudsîde;

“Küntü kenzen mahfiyyen fe ahbibtü en uğrafe fe halaktül halka li uğrafe bihi.”

“mahfiyyen/gizli kenzen/hazine idim, bu halde en uğraf/irfan olunmamı ahbebtu/hub, muhabbet ettim bu halde bihi/o ile (bu) uğraf/irfan olunma için halkı ettim.”

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmekliğimi arzu ettim ve bu halkı halkettim.”

(Kendi varlığım şühud zevki ile müşahede etmek istemesi) Eshab-ı Kiramdan, Ebu Rezin El Ukayli (R.A) Rasülüllah (S.A.V.) Efendimizden:

Eyne kane Rabbina kable en yehlûkal halka?

(Rabbımız, bu âlemleri halketmezden evvel neredeydi?) diye sordu.

Onlar da cevaben (Kane fil a’mai ma fevkahe hevau ve ma tahteha hevae).

(Altında ve üstünde hava olmayan bir a’mada idi) Hadis-i şerifte:

İnnî li-ecide ye’tini rîh-errahman min kablil yemeni.

“Rahmanın kokusu (Nefes-i Rahman) bana yemen yönünden gelmektedir.” Yukarıda bahsedilen oluşumları idrak ve müşahede eden varlıklar olmasa, yani bunları anlayanlar olmasa hepsi yok hükmünde olacaklar idi. İşte bu yüzden, idrak ve müşahede sahibi olan Halife (İnsan) zuhura geldi.[50]

Kişinin gönlüne üflenen nefesi rahmani ile gönül göğünün hayali ve vehimi bulutları parçalanamış ve o gönülde Rahman’ın hakikati vücut bulmuştur. İnkar eden nefsi emamre için artık zorlu gün olacaktır. O bedende hükümranlık süremeyecektir. (Murat Derûni)


وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَبِيلًا {الفرقان/27}

“Veyevme ye’addu-zzâlimu alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenî-ttehaztu me’a-rrasûli sebîlâ(n)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)