İçeriğe atla
Furkân 44Cüz 19 · Sayfa 364

Furkân Sûresi 44. Âyet

الفرقان

Sohbete sor

Em tahsebu enne ekśerahum yesme'ûne ev ya'kilûn(e)(c) in hum illâ kel-en'âm(i)(s) bel hum edallu sebîlâ(n)

Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

Furkân Sûresi

“Em tahsebu enne ekserahum yesme’ûne ev ya’kilûn(e) in hum illâ kel-en’âm(i) bel hum edallu sebîlâ(n)” Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar. (25/44)


Birimsel maddi akılları vardır. Ama bu kişi dünyevi işlerin kompedanı belli bir bir bilim dalının profesörüde olsa aklını nefsi emmare istikametinde kullanılır. Kim ki akıl Mûsâ’sına kendi varlığında ulaşılabilirse akl-ı maad olan uhrevi aklı kullanma selayehetine erişmiş olur.

Hatta daha da aşağıdadırlar yâni âlemlerin kemâli olan esfeli safilinden daha da ileriye gitmişlerdir. Bunlar (beşeriyetlerinden) gafil olanların ta kendileridir. Esfeli sâfilîn, aslında bütün ilâh-î mertebeleri bünyesinde topladığından aynı zamanda âlâyı illiyyin’dir. Nefsimizle yaşadığımız zaman burası esfeli safilin olmaktadır.

İnsanın meleki yönü olduğu gibi nefsi emmare-şeytani yönde vardır. Nefsi emarenin hayvani kötü ahlak yolunu seçerse bu kendi seçimi olarak hayvan olarak yaşayan varlıklardan daha aşağı olur. Onların bu mutlak kaderidir. Ancak bunun “hayy an” yaşayan an olduğu anlaşılabilirse âlâyı iliyine yükselinebilir. (Murat Derûni)


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)