İnnî lekum rasûlun emîn(un)
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.
Şuarâ Suresi'nin 107. ayeti, Nuh peygamberin kavmine hitabını içermekte olup, onun 'emin' bir 'rasul' olduğunu vurgulamaktadır. Bu ayet, peygamberlik görevinin temel niteliklerini ve tebliğin güvenilirliğini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rasûl' kelimesinin 'irsâl' kökünden geldiğini ve bir şeyi salıvermek, göndermek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'rasûl' ise, Allah'ın emirlerini ve yasaklarını insanlara ulaştırmak üzere görevlendirilmiş, özel bir elçilik makamına sahip kişiyi ifade eder. Nuh (a.s.)'ın kendisini 'rasûl' olarak tanıtması, tebliğinin ilahi kaynaklı olduğunu ve kendi nefsinden konuşmadığını vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'rasûl' kelimesini 'gönderilmiş' olarak açıklar ve Kur'an'da bu kelimenin hem insan elçiler hem de melekler için kullanıldığını belirtir. Bu ayette Nuh (a.s.)'ın 'rasûl' olması, onun Allah tarafından kavmine gönderilmiş bir uyarıcı ve yol gösterici olduğunu mecazi bir anlatımla değil, doğrudan bir gerçeklikle ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rasûl' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker ve peygamberlerin Allah ile insanlar arasındaki iletişimin anahtar figürleri olduğunu belirtir. Nuh'un 'rasûl' olarak kendini tanıtması, onun ilahi iradenin bir taşıyıcısı olduğunu ve bu görevinin, kavmine karşı bir sorumluluk ve otorite kaynağı olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'emîn' kelimesinin 'emn' kökünden türediğini ve korkunun zıttı olan güveni ifade ettiğini belirtir. Bir kişinin 'emîn' olması, onun sözüne ve davranışlarına güvenilebileceği, emanete hıyanet etmeyeceği anlamına gelir. Nuh (a.s.)'ın kendisini 'emîn' olarak nitelemesi, tebliğ ettiği mesajın doğruluğu ve kendi şahsiyetinin güvenilirliği konusunda kavmine güvence vermesidir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'emîn' kelimesini 'güvenilir, sadık' olarak açıklar. Peygamberlerin en önemli vasıflarından biri olan 'emanet' sıfatı, onların Allah'tan aldıkları mesajı eksiksiz ve tahrif etmeden insanlara ulaştırdıklarını gösterir. Ayette Nuh'un 'emîn' olması, onun tebliğ ettiği vahyin içeriği ve aktarım şekli konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmadığını vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'emn' kökünün Kur'an'da hem maddi hem de manevi güvenliği ifade ettiğini belirtir. 'Emîn' sıfatı, peygamberlerin sadece sözlerinde değil, tüm hayatlarında dürüst ve güvenilir olduklarını gösterir. Nuh (a.s.)'ın bu sıfatı kullanması, kavminin ona karşı duyduğu şüpheleri gidermeyi ve mesajının kabul edilebilirliğini artırmayı amaçlar.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.