İnnî lekum rasûlun emîn(un)
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Şuarâ Suresi'nin 143. ayeti, peygamberin kavmine hitabını ve kendisinin 'emin' bir 'rasûl' olduğunu vurgular. Ayet, peygamberlik görevinin temel niteliklerini ve bu görevin getirdiği güven ilişkisini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rasûl' kelimesini 'risâlet' kökünden türemiş olarak açıklar ve 'bir şeyi yumuşaklıkla göndermek' anlamını verir. Ayetteki 'rasûl' kelimesi, Allah'ın emirlerini ve yasaklarını tebliğ etmek üzere gönderilen peygamberi ifade eder, bu da onun ilahi bir misyonla görevlendirilmiş olduğunu gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'rasûl' kelimesini 'gönderilen' anlamında kullanır ve Kur'an'da bu kelimenin hem melekler hem de insanlar için kullanılabileceğini belirtir. Bu ayette ise Salih peygamberin kendi kavmine gönderilmiş bir elçi olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rasûl' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker ve onun sadece bir haberci olmadığını, aynı zamanda ilahi iradenin yeryüzündeki temsilcisi olduğunu belirtir. Ayetteki 'rasûl' ifadesi, Salih peygamberin Allah'ın mesajını taşıyan ve bu mesajı tebliğ eden kişi olma vasfını öne çıkarır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'emîn' kelimesini 'güvenilir' ve 'emanete hıyanet etmeyen' olarak açıklar. Ayetteki 'rasûlün emîn' olması, onun tebliğ ettiği mesajda hiçbir değişiklik yapmadığını, eksiltmediğini veya artırmadığını, dolayısıyla kavminin ona güvenmesi gerektiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'emn' kökünden türeyen 'emîn' kelimesini 'korkudan emin olma' ve 'güvenilir olma' anlamlarıyla ilişkilendirir. Bir elçinin 'emîn' olması, onun hem kendisinin güven içinde olması hem de kendisine emanet edilen mesajı güvenle taşıması anlamına gelir. Bu ayette Salih peygamberin sözüne ve tebliğine güvenilmesi gerektiği vurgulanır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, 'emîn' kelimesinin 'emanet' kavramıyla olan derin bağını vurgular. Bir kişinin 'emîn' olması, onun kendisine tevdi edilen her türlü görevi ve sırrı hakkıyla yerine getirmesi ve koruması demektir. Salih peygamberin 'emîn' sıfatı, onun peygamberlik görevini layıkıyla yerine getirdiğini ve kavminin ona tam bir güvenle yaklaşması gerektiğini belirtir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.