Velekad âteynâ mûsâ-lkitâbe min ba'di mâ ehleknâ-lkurûne-l-ûlâ besâ-ira linnâsi vehuden verahmeten le'allehum yeteżekkerûn(e)
Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Andolsun ki biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya olur ki düşünür, öğüt alırlar diye, insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.
Kasas Suresi 43. ayet, Hz. Musa'ya verilen Kitab'ın amacını ve işlevini vurgulamaktadır. Ayet, Kitab'ın önceki nesillerin helakinden sonra bir basiret, hidayet ve rahmet olarak gönderildiğini, böylece insanların öğüt almasını hedeflediğini dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'îtâ'' kelimesini 'bir şeyi birine ulaştırmak' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle Allah'ın lütuf ve ihsanı bağlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'â-teynâ' fiili, Allah'ın Kitab'ı Musa'ya bir lütuf olarak verdiğini, onu ona ulaştırdığını gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'îtâ''nın 'bir şeyi birine temlik etmek' (mülk olarak vermek) veya 'bir şeyi birine ulaştırmak' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Kitab'ın sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda Musa'ya ve onun aracılığıyla İsrailoğullarına bahşedilmiş ilahi bir mülk ve rehberlik olduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'kitâb' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'yazılı metin' veya 'ilahi hükümlerin toplandığı metin' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'el-Kitâb', Musa'ya verilen ve ilahi emirleri içeren Tevrat'ı ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kitâb' kavramının Kur'an'da sadece 'yazılı belge' değil, aynı zamanda 'ilahi iradenin tezahürü' ve 'insanlığa gönderilen rehberlik' anlamlarını taşıdığını vurgular. Kasas 43'teki 'el-Kitâb', Musa'ya verilen ilahi rehberliğin somutlaşmış halidir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kitâb'ın Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, ancak genellikle 'Allah'tan gelen ve insanlara yol gösteren yazılı metin' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'el-Kitâb', Musa'ya verilen ve önceki nesillerin helakinden sonra yeni bir başlangıç için rehberlik eden ilahi metni ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'helâk' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'bir şeyin son bulması, yok olması' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ehleknâ', Allah'ın önceki nesilleri isyanları sebebiyle tamamen ortadan kaldırmasını, onların varlıklarına son vermesini mecazi olarak ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'helâk'ın 'bir şeyin faydasız hale gelmesi, bozulması ve nihayetinde yok olması' anlamlarını içerdiğini açıklar. Ayetteki 'ehleknâ', önceki nesillerin ahlaki çöküşleri ve isyanları sonucunda ilahi bir ceza olarak yok edildiklerini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'basîret' kelimesini 'kalp gözüyle görmek, idrak etmek' olarak tanımlar ve 'basâir'in 'açık deliller, kanıtlar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'basâir', Kitab'ın insanlara hakikati gösteren, onları doğruya yönlendiren açık ve net deliller içerdiğini ifade eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'basâir'in 'insanların kalplerini aydınlatan, onlara doğru yolu gösteren deliller' olduğunu açıklar. Kasas 43'teki kullanımı, Tevrat'ın sadece bir yasa kitabı değil, aynı zamanda insanlara manevi bir görüş ve idrak kazandıran, onları hakikate ulaştıran belgeler olduğunu vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'hüdâ' kelimesinin 'doğru yolu göstermek, rehberlik etmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hüdâ', Kitab'ın insanları şaşkınlıktan kurtarıp doğru inanca ve amele yönlendiren bir kılavuz olduğunu ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hüdâ' kavramının Kur'an'da 'Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi' ve 'bu yolda onlara rehberlik etmesi' anlamlarını taşıdığını vurgular. Kasas 43'teki 'hüdâ', Tevrat'ın insanlara sadece bilgi vermekle kalmayıp, aynı zamanda onları manevi ve ahlaki olarak doğru yola sevk eden bir rehber olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'rahmet' kelimesini 'kalpteki incelik ve şefkat' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarına yönelik lütuf ve ihsanı anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'rahmet', Kitab'ın insanlara gönderilmesinin Allah'ın onlara olan merhametinin bir tezahürü olduğunu, onları doğru yola ileterek azaptan koruduğunu ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'rahmet'in 'Allah'ın kullarına yönelik iyilik ve ihsanı' olduğunu açıklar. Kasas 43'teki 'rahmet', Tevrat'ın insanlara bir ceza veya yükümlülük olarak değil, aksine Allah'ın onlara olan şefkat ve lütfunun bir göstergesi olarak verildiğini vurgular, zira o, insanlığı kurtuluşa götürür.
Kasas Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Kitâp Âdem (a.s.)’dan beri gelmekte olan halleri bildiren Tevrat’tır.
Basiret ilmi, mânâda bir idrâk ediştir yoksa müşahede ediş değildir çünkü Mûseviyyet mertebesinde görüş yoktur.