Kul câe-lhakku vemâ yubdi-u-lbâtilu vemâ yu'îd(u)
De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."
Sebe' Sûresi
“De ki: Hak geldi” Değişmez dönüşmez kadim olan hakkani zorunlu varlık geldi “Bâtıl yıkılıp gitti” Yok olmaya, değişmeye zeval bulmaya elverişli mümkün beşeri varlık yok oldu. Zaten bâtıl mümkün varlık aslında fânidir. Fâni olan, kadim ve ezeli olandan fânidir. Bâki olan da hep bâki’dir. Aslında bu hep öyle idi vehimle perdelenmiştik şimdi ortaya çıktı. Bâtıl, hayatımızda yer etmiş hayal ve kuruntulardır. Hakk’ın gelmesi bâtıl’ın gitmesine bağlıdır. Bu da o kişinin kendini idrak etmesidir. ÇHU
~~34.50~
قُلْ اِنْ ضَلَلْتُ فَاِنَّمَا اَضِلُّ عَلٰى نَفْسٖى وَاِنِ اهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوحٖى اِلَیَّ رَبّٖى اِنَّهُ سَمٖيعٌ قَرٖيبٌ
34/50 Kul in daleltu feinnemâ edıllu alâ nefsî, ve inihtedeytu febimâ yûhî ileyye rabbî, innehû semîun garîb.
Diyanet Meali:
34/50 De ki: "Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır." Elmalılı Hamdi Yazır:
34/50 De ki: eğer ben yanılırsam yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam bilmeli ki rabbımın bana vahiy vermesiyledir, çünkü o yakındır, işitir, işittirir