İçeriğe atla
Fâtır 41Cüz 22 · Sayfa 439

Fâtır Sûresi 41. Âyet

فاطر

Sohbete sor

İnna(A)llâhe yumsiku-ssemâvâti vel-arda en tezûlâ(c) vele-in zâletâ in emsekehumâ min ehadin min ba'dih(i)(c) innehu kâne halîmen ġafûrâ(n)

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

Fâtır Sûresi

“Kıyam bi-Nefsihi” Cenâb-ı Hakk’ın zâti sıfatlarındandır. Hakk’ın varlığı nefsinin kıyamı ile âyakta durmakadır. Ve sisitemi içinde bulunan Güneş, Ay, Yıldızlar ve Gezegenleri bir sitem içinde tutmaktadır.

Bizlerin gönül göğüde bir sistem dahilindedir. Bunun ilâhi sisteme entegre edilmesi için “kıyam bi nefsihi” nefsin kıyametinin koparılıp fenâ ve beka ya erilmesi gerekir.

Güneş; ilahi benlik, Ay; İzafi benlik ve Yıldız; Nefsi benliğin remzidir.

"Göklerin ve yerin ayakta durması, Hak Teâlâ’nın ‘Hayy’ (diri) ve ‘Kayyûm’ isimlerinin tecellisiyledir. Eğer O, bir an bile bu tecelliyi kesse, kâinat ‘adem’ denizine düşer. Lakin O’nun rahmeti, bu imkânsızlığı bir lütuf olarak önler."[119]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)