İż erselnâ ileyhimu-śneyni fekeżżebûhumâ fe'azzeznâ biśâliśin fekâlû innâ ileykum murselûn(e)
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.
Yâsîn Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Misâl olan ve aynı zamanda hakîkatleri bildiren bu Âyetlerin içerisinde bizim almamız gereken neler vardır, bunlara dikkât etmemiz gereklidir. Bu hâdisede de olduğu gibi Kûr’ân-ı Kerîm her ne kadar Îsevîyyet döneminden bahsediyor ise de Kûr’ân-ı Kerîm Muhammedîyyet döneminde zuhura geldiği için bize bunları ulaştırılıyor.
“Ey Habîbim ümmetine söyle ki biz onların beden
şehirlerine ana hatlarıyla evvelâ iki tane rasûl gönderdik, siz onları yeterli bulmadınız, Biz teyid ile bir tane daha gönderdik.” Beden mülküne gelen üç resûl yâni üç îkaz bir yönü ile Efendimiz (s.a.v) e bildirilen “şâhiden, mübeşşiran, ve nezîran” (48/8) dır.
Şahit’tir, çünkü Hakîkati Muhammedîyye üzere olan ümmeti Muhammed aslı îtibarıyla müşâhede ehlidir. Bu nedenle bunun yerine getirilmesi için çok çalışmamız gereklidir. “Eşhedü” biz ümmeti Muhammede âit olan bir kelimedir. Bu nedenle Cenâb-ı Hakk (c.c.) bizler için haberciler gönderiyor.
Bu üç elçi diğer bir yön ile hakîkati Mûsevîyye, hakîkati Îsevîyye ve hakîkati Muhammedîyye’dir. Yâni bu mertebelerin hakîkatlerini bize haber veren elçilerdir.
İşte onlar beden mülküne geldiklerinde oradaki esmâi ilâhîyyeye “Biz hakîkatlerinizi size anlatmak için Hakk tarafından gönderilmiş elçileriz” dediler.