İçeriğe atla
Sâffât 1Cüz 23 · Sayfa 446

Sâffât Sûresi 1. Âyet

الصافات

Sohbete sor

Ve-ssâffâti saffâ(n)

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

Sâffât Sûresi

Saf bağlayıp durmak; namazlarda imam efendi safları sıklaştırın diye nida eder. Zahirde bu doğrudur. Hakikatte ise saflık halinize dikkat ediniz. Nasıl ki suyun saf haline arı su denir. İçinde başka bir madde bulunmaz. Saflık haline ulaşanında varlığında nefsaniyet kırıntısı kalmaz. (Murat Derûni) Namaza durmaya hazırlanan kişi, - önce niyyet etti,

- sonra sırasıyla - tekbir getirdi, - sübhanekeyi okudu, - euzü besmele’yi çekti.

Böylece vehim ve hayal yani şeytan ve şeytanî düşünceler’den arındıktan sonra, tam bir safiyet ile Fatiha suresini okumaya başlayabilirse, ancak o zaman o’nun hakikatine nüfus etmiş olabilir.[6] “ İz- -T-B- ” Öğle namazı vakti:

Bakabillah hükmüdür.

Bu vakitte etraf yavaş yavaş aydınlanmaya başlamış ve güneş kemale erişmiştir.

Bu durumda salik de yavaş yavaş kendine gelmeye başlar ve neticede kendi kimliğini net bir şekilde bulur.

Baka billah Hakta baki olmak sözüyle ifadelendirilen bu yaşam da artık her şey gerçek kimlikleriyle ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Öğle vakti güneş tam tepede olduğundan ışıkları yeryüzüne dikey düşmektedir. Hal böyle olunca eşyanın da gölgesi olamamaktadır. Bu durum, saflığın ve salt karışıksız kimliğin ifadesidir.[7]

Marifet mertebesinden bu hâl üzere olanlara saflığında olanlara yemin edilmektedir. Ve hakk’ın varlığını kendi varlıklarında olduğunu haykırarak Hakk’a sevk ederler. Ve hakk’ı hakikati zikrederek öğüt verirler. Mevcudda bulunan bir ilâh sizin ilâhınızdır. (Murat Derûni)


رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ {الصافات/5}

(37/5) “Rabbu-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ ve rabbu-lmeşârik(i)”

(37/5) O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da Rabbidir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)