Fe-zzâcirâti zecrâ(n)
(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
O haykırıp da sürenlere.
Sâffât Suresi'nin 2. ayeti, 'zâcirât' ve 'zecrâ' kelimeleri üzerinden, meleklerin Allah'ın emriyle evreni düzenleyici ve yönlendirici rolünü vurgulamaktadır. Bu kelimeler, itme, engelleme ve şiddetli bir şekilde sevk etme anlamlarını taşıyarak, meleklerin kudretini ve görevlerinin ciddiyetini dilbilimsel olarak ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zecr' kelimesinin 'bir şeyi şiddetle kovmak, engellemek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'zâcirât' ise, Allah'ın emriyle bulutları veya diğer varlıkları sevk eden, onları belirli bir yöne iten melekleri ifade eder. Bu, meleklerin ilahi iradeyi uygulayan aktif güçler olduğunu gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'zecr' kelimesini 'men' ve 'red' (engelleme ve geri çevirme) olarak açıklar. 'Zâcirât'ın, bulutları veya şeytanları gökten kovan melekler olduğunu ifade eder. Bu, meleklerin sadece sevk edici değil, aynı zamanda engelleyici ve koruyucu bir fonksiyona sahip olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki fiillerin genellikle güçlü bir irade ve eylem bildirdiğini belirtir. 'Zecr' fiilinin türevleri, ilahi kudretin bir tezahürü olarak, varlıkları belirli bir düzene sokma ve yönlendirme anlamını taşır. Ayetteki 'zâcirât', bu ilahi iradenin aktif uygulayıcıları olan meleklerin gücünü ve kararlılığını sembolize eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'zecr' kelimesinin 'şiddetli bir şekilde men etmek, kovmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Zecrâ' kelimesi, bu eylemin yoğunluğunu ve sürekliliğini ifade eden bir masdar olarak, meleklerin görevlerini ne denli kararlı ve etkili bir biçimde yerine getirdiğini vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'zecr'in 'bir şeyi şiddetle itmek, kovmak' olduğunu ve 'zecrâ'nın ise bu eylemin tekitli bir şekilde yapıldığını gösteren bir masdar olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, meleklerin bulutları veya şeytanları kovma eyleminin sıradan bir itme değil, güçlü ve etkili bir sevk etme olduğunu pekiştirir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, masdarların fiilin anlamını pekiştirme ve genelleştirme işlevine dikkat çeker. 'Zecrâ' kelimesi, 'zâcirât'ın gerçekleştirdiği eylemin sadece bir kez değil, sürekli ve güçlü bir şekilde vuku bulduğunu, meleklerin bu görevi tam bir kararlılıkla yerine getirdiğini semantik olarak güçlendirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.