Mâ lekum keyfe tahkumûn(e)
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
Bu ayet, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmelerini kınayan bir üslupla, onların akıl ve mantık dışı hükümlerini sorgulamaktadır. Ayet, 'hükmetmek' fiili üzerinden bu yanlış inancın temelini oluşturan muhakeme bozukluğuna dikkat çekmektedir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'mâ' edatının Kur'an'da farklı işlevlerde kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, inkâr ve şaşkınlık ifade eden bir istifham (soru) edatıdır. Müşriklerin akıl dışı iddiaları karşısında duyulan hayreti ve kınamayı dile getirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mâ'nın bazen nefy (olumsuzluk), bazen istifham (soru) ve bazen de taaccüb (şaşkınlık) için kullanıldığını açıklar. Buradaki 'mâ leküm' ifadesi, muhatabın içinde bulunduğu durumu yadırgama ve bu durumun sebebini sorgulama anlamı taşır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'keyfe'nin genellikle bir şeyin niteliğini veya durumunu sormak için kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etme şekillerinin ne kadar yanlış ve mantıksız olduğunu vurgulamak amacıyla kullanılmıştır; yani 'bu nasıl bir hüküm verme şeklidir?' anlamındadır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'keyfe'nin istifham edatlarından olduğunu ve bir fiilin veya durumun keyfiyetini (nasıl olduğunu) sorduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, müşriklerin Allah hakkında verdikleri hükmün akla ve vahye aykırı oluşunu, yani bu hükmün 'nasıl' verildiğini sorgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hükm' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi engellemek, menetmek' olduğunu ve buradan 'bir şeyi sağlamlaştırmak, karar vermek' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette 'tahkumûn' fiili, müşriklerin Allah'a çocuk isnat ederek verdikleri yanlış ve temelsiz kararları, yani batıl hükümleri ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hükm' kavramının Kur'an'da hem ilahi hükmü hem de insanların yargılama ve karar verme yeteneğini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'tahkumûn' fiili, müşriklerin kendi akıllarıyla Allah hakkında verdikleri, ancak ilahi hakikatle çelişen yanlış ve haksız yargılarını vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hükm'ün bir şeyi kesinleştirmek, bir konuda karar vermek anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'tahkumûn' fiili, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etme konusundaki kesin ve yanlış kararlarını, bu konuda vardıkları batıl hükümleri eleştirel bir dille ifade eder.
Sâffât Sûresi
Verilen hüküm hayal ve vehim kaynaklı olduğu için nefsin kötülenen ahlaklarından kaynaklanmaktadır. (Murat Derûni)