Efelâ teżekkerûn(e)
Hiç düşünmüyor musunuz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Sâffât Suresi'nin 155. ayeti, 'Hiç düşünmez misiniz?' ifadesiyle muhatapları derinlemesine tefekküre ve akletmeye davet etmektedir. Ayet, 'tezekkür' kavramı üzerinden, hakikatleri idrak etme ve gafletten uyanma çağrısı yapar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zikr' kelimesini, 'bir şeyi kalpte veya dilde hazır bulundurmak' olarak tanımlar. 'Tezekkür' ise, 'unutkanlıktan sonra hatırlamak' veya 'düşünerek bir şeyi idrak etmek' anlamlarına gelir. Ayetteki 'tazekkerûn' ifadesi, muhatapların gafletten sıyrılarak hakikati düşünmeleri ve idrak etmeleri gerektiğini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'zikr' kökünden türeyen kelimelerin, 'hatırlama, anma ve ibret alma' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'tazekkerûn' ifadesi, Allah'ın kudret ve birliğine dair deliller üzerinde düşünerek ibret almayı ve hakikati kavramayı ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da sadece 'hatırlama' değil, aynı zamanda 'uyanma, farkına varma ve idrak etme' anlamlarını da taşıdığını belirtir. 'Tezekkür', insanın kendi içindeki ve dışındaki işaretler üzerinde düşünerek Allah'ın varlığını ve birliğini idrak etmesi sürecidir. Ayet, bu idrak sürecine bir davettir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'tezekkür' fiilinin Kur'an'da genellikle 'akletme, ibret alma ve derinlemesine düşünme' bağlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, muhatapların Allah'ın ayetleri ve evrendeki düzen üzerinde düşünerek doğru yolu bulmaları ve gafletten kurtulmaları gerektiğine işaret eder.
Sâffât Sûresi
أَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُّبِينٌ {الصافات/156}