İçeriğe atla
Sâffât 160Cüz 23 · Sayfa 452

Sâffât Sûresi 160. Âyet

الصافات

Sohbete sor

İllâ ‘ibâda(A)llâhi-lmuḣlasîn(e)

Ancak Allah'ın ihlaslı kulları bunlar gibi değildir.

Sâffât Sûresi

Bu âyeti kerimede halis kullar sûre-i şerif içinde 4. sefer bildirilmektedir. Âyetlerde Allah c.c. cinsiyet ve doğma hadiseleri ile İhlâsı asli mertebesi olan Tevhid-i zât mertebesinden ifade etmektedir. Bu kullar hem abdiyet, hem ubudetini cem etmiş bekabillah mertebesinde olan Arifibillahlardır. (Murat Derûni)


فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ {الصافات/161}

“Fe-innekum vemâ ta’budûn(e)”

مَا أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِنِينَ {الصافات/162}

“Mâ entum ‘aleyhi bifâtinîn(e)”

إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِيمِ {الصافات/163}

“İllâ men huve sâli-lcahîm(i)”

(37/161-162-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.


“İlla men hüve” Ancak “hüve” kimliği haricinde olanları kandırabilirsiniz. Hüvesi Hüvesine ayna olmuş irfan ehlini kandırmanın imkanını bulamazsınız.

Sağdan, soldan, önden arkadan saldırıp ayak kaydırmaya çalışsanızda O (Hüve) yukardan vahiy (ilham) ve yerden ilmi ledün bilgileri alır. Nefis, Akıl, Vehim ve hayal yönlerinden gelen bilgileride ilham (vahiy) ve ilmi ledün ile şeriat süzgecinden geçirir ve “Sıratullah” tan ayrılmaz. (Murat Derûni)