İnnehum kânû iżâ kîle lehum lâ ilâhe illa(A)llâhu yestekbirûn(e)
Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.
Sâffât Sûresi
Âyet-i kerime, Ef’ali Tevhid âyetlerindendir.
Nefsi emmare sahipleri, nefislerini ilâh edindiği için nefsi emmare firavunu “La ilâhe İlla Allâh” tevhid sözünü duyunca kibirlenir ve “Ben en sizin yüce rabbinizim” (79/24)[44] der… (Murat Derûni)
"Ey derviş! Sakın 'mütekebbirlerden değilim' deyip gaflete düşme. Nefsine 'Lâ ilâhe illâllah' dedirtemiyorsan, sen de o firavunlardansın."[45]
وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوا آلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍ {الصافات/36}
(37/36) “Ve yekûlûne e-innâ letârikû âlihetinâ lişâ’irin mecnûn(in)”
(37/36) “Biz, deli bir şair için ilâhlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı.