Rabbu-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ ve rabbu-lmeşârik(i)
O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.
Sâffât Sûresi
Âyet rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
Gönül göğü ve beden arzı ve zâhir bâtın arasındakilerin rabbi yani terbiyecisidir. Doğu ise aklı külldür. Aklı küll’ün rabbi olması ise Allah (c.c.) esmâsı iledir. (Murât Derûni)
"Hak, göklerin ve yerin Rabbi olduğu gibi, senin de Rabbindir. O'nun sana olan terbiyesi, sana 'sen' dedirtmesidir. Fakat sen, O'nun aynısın. Meşârık (doğular) ise, O'nun sana olan tecellîlerinin değişiminden ibarettir."[8]
إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ {الصافات/6}
(37/6) “İnnâzeyyennâ-ssemâe-ddunyâ bizînetin(i)l kevâkib(i)”
(37/6) Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.