Śumme inne lehum ‘aleyhâ leşevben min hamîm(in)
Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.
Sâffât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
"Nasıl ki maden eritilirken cüruf yüzeye çıkar, nefsin gizlediği kötülükler de bu kaynar içecekle dışa vurulur. Hamîm, bâtılın özünü yakıcı bir şekilde açığa çıkaran ilâhî bir laboratuvar işlemidir."[74]
"Bu içecek, zalimlerin dünyada içtikleri yalanların distile[75] edilmiş halidir. 'Hâmîm' ile 'mâim' (su) arasındaki fark, hakikat ile bâtılın farkı gibidir."[76]
Müminlerin cennette içtiği 'tasnîm' şarabı nasıl vahdet şerbetiyse, zalimlerin hamîmi de kesret zehiridir. İkisi de insanın kendi amelinden damıtılır."[77]