İnne hâżâ lerizkunâ mâ lehu min nefâd(in)
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
İşte bu, bizim rızkımız; muhakkak ki ona hiç tükenmek yoktur.
Bu ayet, Allah tarafından verilen rızkın tükenmezliğini ve sürekliliğini vurgulamaktadır. 'Rızk' ve 'Nefâd' kavramları üzerinden ilahi lütfun kesintisizliği ve sonsuzluğu dilbilimsel bir derinlikle ifade edilmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, rızkı 'Allah'ın canlılara bahşettiği ve onların yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli olan her şey' olarak tanımlar. Bu ayetteki 'lâ-rizkunâ' ifadesi, Allah'ın kullarına bahşettiği ve asla tükenmeyecek olan nimetlerin genelini kapsar, cennetteki nimetlere işaret eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, rızk kelimesinin Kur'an'da hem maddi gıdalar hem de genel olarak ihsan ve lütuf anlamında kullanıldığını belirtir. Buradaki 'rızkunâ' ifadesi, Allah'ın kendi katından bahşettiği, kesintiye uğramayacak olan özel bir lütfu ve ikramı vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rızk' kavramının Kur'an'da sadece maddi geçim kaynağı değil, aynı zamanda Allah'ın lütfu ve inayetiyle gelen her türlü iyiliği ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanım, rızkın ilahi bir kaynakla ilişkili olduğunu ve bu kaynağın tükenmezliğini vurgulayarak, kavramın uhrevi ve ebedi boyutunu öne çıkarır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'nefâd' kelimesini 'bir şeyin sonuna ulaşması, bitmesi ve yok olması' olarak açıklar. Ayetteki 'mâ lehu min nefâd' ifadesi, verilen rızkın asla sona ermeyeceğini, tükenmeyeceğini ve kesintiye uğramayacağını kesin bir dille ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'nefâd'ı 'bir şeyin tamamen bitmesi, tükenmesi ve ardında hiçbir şey kalmaması' olarak tanımlar. Bu ayetteki bağlamda, cennet ehlinin rızkının veya Allah'ın lütfunun sonsuzluğunu ve kesintisizliğini vurgulamak için kullanılmıştır, yani hiçbir zaman sonu gelmeyecektir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'nefâd' kelimesinin Kur'an'da genellikle olumsuzluk edatlarıyla birlikte kullanılarak bir şeyin sonsuzluğunu ve tükenmezliğini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'mâ lehu min nefâd' ifadesi, Allah'ın rızkının mutlak ve ebedi olduğunu, hiçbir zaman son bulmayacağını semantik olarak güçlendirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.