Leemleenne cehenneme minke vemimmen tebi'ake minhum ecma'în(e)
"Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım."
"Andolsun ki, cehennemi mutlaka senden ve onların sana uyanlarından, topunuzdan tıka basa dolduracağım."
Sâd Suresi 85. ayet, Allah'ın İblis'e yönelik tehdidini ve cehennemin onunla ve ona uyanlarla doldurulacağını ifade eder. Ayet, 'doldurmak', 'cehennem' ve 'tabi olmak' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adaletin ve cezanın kesinliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ملأ' (mele'e) fiilinin bir şeyi tamamen doldurmak, boşluk bırakmamak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَأَمْلَأَنَّ' ifadesi, cehennemin İblis ve ona tabi olanlarla tamamen dolacağını, bu konuda hiçbir eksiklik veya boşluk kalmayacağını vurgular. Bu, ilahi tehdidin kesinliğini ve kapsamlılığını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ملأ' fiilinin mecazi olarak bir şeyin tamamlanması ve kemale ermesi anlamında kullanılabileceğini ima eder. Ayetteki kullanım, cehennemin dolmasıyla ilahi adaletin tecelli etmesinin ve vaadin gerçekleşmesinin kesinliğini ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir doluluk değil, aynı zamanda ilahi hükmün tam olarak yerine getirilmesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'doldurma' kavramının genellikle ilahi iradenin mutlaklığını ve kaçınılmazlığını gösterdiğini belirtir. 'لَأَمْلَأَنَّ' ifadesi, Allah'ın iradesinin kesinliğini ve bu iradenin gerçekleşmesinin hiçbir şekilde engellenemeyeceğini vurgular. Bu, ilahi gücün ve hükmün bir göstergesidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'cehennem' kelimesinin Arapça kökenli olmadığını, ancak Kur'an'da azap yurdu olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'جَهَنَّمَ' ifadesi, Allah'ın İblis'e ve ona tabi olanlara vaat ettiği nihai ve şiddetli azap mekanını temsil eder. Bu, ilahi adaletin tecelli edeceği yerdir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'cehennem'in derinlik ve karanlık anlamları taşıdığını ve Kur'an'da kafirlerin ve günahkarların cezalandırılacağı yer olarak geçtiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, 'جَهَنَّمَ' İblis'in ve ona uyanların son durağı olarak, ilahi gazabın ve cezanın somutlaşmış halidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'cehennem'in Kur'an'da sadece bir azap yeri değil, aynı zamanda ilahi adaletin ve ilahi düzenin bozulmasına karşı bir tepki olarak ortaya çıkan bir kavram olduğunu vurgular. Ayetteki 'جَهَنَّمَ', İblis'in isyanının ve insanları saptırma çabasının nihai sonucunu ve ilahi düzenin yeniden tesisini simgeler.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'تبع' (tebi'a) fiilinin birinin peşinden gitmek, onu izlemek ve ona uymak anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'تَبِعَكَ' ifadesi, İblis'in çağrısına kulak veren, onun vesveselerine kanan ve onun yolunu takip eden tüm insanları kapsar. Bu, sadece fiziksel bir takip değil, aynı zamanda ideolojik ve ahlaki bir bağlılıktır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'تبع' fiilinin birinin izinden gitmek, onunla birlikte hareket etmek ve onunla aynı kaderi paylaşmak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'تَبِعَكَ', İblis'in saptırma çabalarına karşılık veren ve onunla birlikte ilahi emre karşı gelen herkesin cehennemde onunla birlikte olacağını ifade eder. Bu, sorumluluğun ve cezanın ortaklığını vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'tabi olmak' kavramının Kur'an'da genellikle bir liderin veya bir yolun benimsenmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'تَبِعَكَ', İblis'in liderliğini kabul eden ve onun sapkın yolunu benimseyenlerin ilahi gazaba uğrayacağını gösterir. Bu, iradi bir seçimin sonucudur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'جمع' (ceme'a) kökünden türeyen 'أَجْمَعِينَ' kelimesinin, bir şeyin tamamını, istisnasız bütününü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, İblis'in ve ona tabi olanların hiçbirinin bu cezadan muaf tutulmayacağını, hepsinin cehenneme gireceğini kesin bir dille vurgular. Bu, ilahi hükmün kapsamlılığını ve mutlaklığını gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'أَجْمَعِينَ' kelimesinin te'kid (vurgu) edatı olarak kullanıldığını ve önceki ifadenin kapsamını genişleterek hiçbir istisna bırakmadığını açıklar. Ayetteki bağlamda, bu kelime, İblis'e uyanların tamamının, istisnasız bir şekilde cehennemle cezalandırılacağını pekiştirir. Bu, ilahi tehdidin ciddiyetini artırır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'أَجْمَعِينَ' kelimesinin bir topluluğun veya grubun tüm fertlerini kapsadığını ve bu konuda herhangi bir ayrım veya eksiklik olmadığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, İblis'in ve ona uyanların tamamının, hiçbir ferdi dışarıda bırakılmaksızın cehenneme doldurulacağını kesinleştirir. Bu, ilahi adaletin tam ve eksiksiz tecellisini gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.