Kul in kâne lirrahmâni veledun fe-enâ evvelu-l'âbidîn(e)
(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum."
Zuhruf Sûresi
Âyet-i Kerime sıfât mertebesi âyetlerindendir. Uluhiyet mertebesi risalet mertebesi kanalıyla aktarmaktadır.
Bu ayeti genellikle, “Eğer Rahmân’ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum” şeklinde tercüme etmişlerdir. Böyle bir tercüme ayetin başındaki “in” edatının şart edatı olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. “nefy” yani olumsuzluk bildiren edattır. Bu duruma başta Maturidî, Zamahşerî ve İbn Âşûr dikkati çekmektedir. Nitekim Taberî’nin beyanına göre, İbn Abbas, İbn Zeyd ve Katade gibi ilk müfessirler de “in” edatını “nefy” olarak almışlardır. Biz de “in” edatının “nefy” ma’nâsını dikkate alarak tercümesini bu şekilde alınmıştır.
Burada Rahmân’ın çocuk edinmesinden bahsediliyor. “Rahmân çocuk edindi” denmesinin suçu ne kadar ağır bir husus olduğu burada belirtilirken, Rahmân zuhurunu meydana getiren Allah’a bir çocuk isnâd etmenin çok daha ağır bir hâdise olduğu çok açıktır.
Rahman sûresinde “Rahmân”ın Kûrân-ı Kerimi talim ettiği ve onu açıklamasını insana öğrettiği anlatılmaktadır.
Hayali bilgi kaynaklı şartlanmış bilgiler kişinin çocuklarıdır.
Akl-i küll kaynaklı rahmani bilgiler kişi varlığında bulunan uluhiyet mertebesine ibadetini – ubudiyetini yapat.
Efendimiz (s.a.v.) de Muhammediyet mertebesinin önderi olduğundan Abdiyet ve Ubudiyet mertebelerinin ilkidir. (Murat Derûni)